8 Ekim 2012

PAZARTESİYE KIZGIN

Kafamda bi dolu pazartesi, üstüne sağdan soldan duyduğum ve yerle yeksan eden acayip kokular. Kokuya karşı aşırı hassas bünyem dolayısıyla zaten, ozon tabakasının yırtığından payıma düşeni sahiplenmem.

Güzel resimlerim vaarr, hayallerim vaar, eski aşklarım vaaarr, eskimiş mutluluklarım vaaarrr, bohçam varrr, içi  eski ya da eskitilmiş mutluluklar, yeni huzursuzluklarla dolu...

Bak Ekim çaldı kapıyı, sonra hava sıcaklıkları biraz daha düşecek, sonra üşüyeceğim ben, sonra seni özleyeceğim yine, sıcağını, ki ben geceleri çok terlerim bilirsin, "dikkat et" dersin, derdin ama gittin, gittik, bitti...

Sabah sarı yapraklara takıldım, arabanın üstünden temizledim bir kısmını, kalanına dokunmadım... Ve bu sabah kahverengi bendeki her şey; saatim, kemerim, gömleğim, kravatım, ruhum, aklım, ayakkabım ve hayalin. Tam mevsimlik, tam hüznüme uygun.

Az önce de Sezen çalıyordu, değişmedi yine; Bi içim bi deniz çekiliyor...   Vazgeçmedim Sezen' den, hayalinden, teninden vs.

Kafamda bi dolu pazartesi, bi dolu sen, bi dolu sonbahar ve bi dolu hüzün, özlem, umutsuzluk, yalnı....


cem ben, pazartesiye kızgın

24 yorum:

  1. Uff,kafanın içini toparlamak burdan bakıldığında
    altı ay sürer gibi.En iyi bırakayım dağınık kalsın:))

    Ben Sezen dinlemeyi çok önce bırakmıştım.Taa ki
    http://www.youtube.com/watch?v=IeRBGKtlTJc
    bunu söyleyene kadar.
    Gidenler gitse de bitmiyor...

    Şarkılar iyiki var ve iyiki pazartesiler var.:)

    Güzel bir pazartesin olsun kardeşim Cem:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. umarım o kadar sürmez çünkü 2-3 aydır yeterince dağınık.

      off cemal süreya ve tabi ki sezen.

      Sil
  2. Bende kızgınım.. Pazartesiye, birilerine.. Kızıyorum diye kendime kızıyorum.
    Tam sendrom içindeyim galiba. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. pazartesiden öte bir şey seninki sanki, ben gibi..

      Sil
    2. Kanımca öyle. Ama geçti gibi. :)

      Sil
  3. Tek bir şey diyeceğim zor belki ama geçmişi unut. Yoksa mutlu olamazsın. Gerçi senin mutsuzluktan mutlu olduğunu düşünmeye başladım, neyseeee!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. geçmişi unut
      geçmişi unut...

      ve mutsuzlukla mutuluk. yazdım, okuyunca da hoş gözüktüler, o kadar.

      deneyeceğim.

      Sil
    2. Sen mutsuzlukla mutlu olmayı az da olsa öğrenmişsin sanki.Geçmiş öyle bir yük oluşturuyor ki insanın ruhunda. Gereğinden fazla özlüyoruz dünü, gereğinden fazla düşünüyoruz hayatımızdan çıkanları. Telafisi olmayan bir şeyi düşünmek ve her gün yaşadığın anı mutsuz değil belki ama tatsız geçirmek. Aslında unutmak değil affetmek lazım. Dünü, gidenleri, geçmişi en önemlisi kendimizi her şeyi affedebildiğimiz, öyle olduğunu kabullenebildiğimiz zaman. Mutlu olacağız. Benim burada psikolojik bir mesaj verme gibi yetkim yok. öyle zamanalardan ben de geçtiğim için az da olsa anlayabiliyorum, tabi her insanın ayrı dayanma sınırı var. Affet ve unut. :)).. Bizi güzel yazılarından mahrum etme ama :D

      Sil
    3. öncelikle teşekkürler, sonra;

      bi dönem, sanırım 24-25 yaşlarında düşünce gücü, olumlu düşünme vs tarzında kitaplar okuyordum, bi dönem işe de yaradı belki. onları anımsadım yorumunu okurken. geçmişi ve geçmiştekileri affetmede yatıyor yorumun sihri de affetmekten çok eksik yaşamaktan yana şikayetim. sanki hep yarım kalmış gibi birşeyler. Taamlamadan gidiyor birileri ya da ben.. sanki...

      Sil
    4. 26 yaşındaki düşünce gücü o. Ama sevmem ben öyle kitapları ya. Orta okulda okumayı denedim ama dayanamadım. :)).. boş ver sen benim önceki yorumlarımı ben senin üzülmene üzülüyorum,başkasının acısından zevk almıyorum demek ki blog yazım geçersiz savlara dayanıyor tekrar düşünmem lazım. :D ama bıktırmadın ya hüzün yakışıyor sana yazılarına. Kendini çok hırpalamadan hüzünlen bari. :D

      Not: blogunu açarken zorlanıyorum hata veriyor bir de bu üçüncü yorum gönderme çabam bugün yorumlar bile isyan etti bana. Yeteeeerrr! :))

      Sil
    5. önce bi teşekkür edeyim, neden ben de bilemedim ama hüzün benim için güzel bir şey. insani bir şey yani. mutsuzluk değil bence hüzün, başka bir şey işte.

      sonraa, neden hata veriyor acaba. ıphone ya da cep telle mi giriyorsun acaba. ya da benim yayın sayım fazla bi azaltayım onları.

      Sil
    6. Rica ederim Hüzünlü Prens :)) ne kadar çok yorum yapmışım ya takip ettiğim blog sayısı az olunca iyi oluyormuş. :)))...
      İnsanlar üzerinde etkili olan unutulmayan yazarların hepsi hüzünlü kişilerdir. Güzel yazılarının hiç birine kıyma. Bilgisayarla giriyorum ama belki benim internetimdendir diyeceğim, fakat sadece senin blogta yapıyor bunu. Fazla başını ağrıtmayım diye blogun bile isyan etti bana.

      Sil
    7. ben de bir kaç blogta yasıyorum bu gibi sorunlar, yazı sayısının (ana sayfada ) çokluğundan mı acaba bilemedim. ilk sayfadaki yazı sayısını azalttım ama, umarım çözülür...

      laf olsun diye demiyorum, bloga istediğin kadar yorum yapabilir, saçmalayabilirsin ki saçmalamıyorsun zaten :)

      Sil
    8. Bunu demeyecektiiin :D pişman olacaksınnn! neyse bugünlük bu kadar yeter.

      Sil
    9. yok, pişman olmam. o kadar çok şey var ki pişman olacağım, olduğum vs.

      Sil
  4. Herkes için derin düşüncelerde dolu bir pazartesi sanırım :)

    YanıtlaSil
  5. Sanki huUrsuzluklarından böyle güzel yazılar çıkması benim çok hoşuma gidiyor, merakla okuyorum yine nerelere gideceğim diye
    Tabii. Bu fikrim çok bencilce olabilir
    Ama bir teselli verecek yetkimde yok
    Sen yinede üzülme:p
    Ama yaz aynı zamanda
    Ya gerci dengeyi koruyorsun gibi geliyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aslında bıktırdığımı düşünüyorum da son zamanlarda cok eglenceli şeyler cıkmıyor.

      Sil
  6. Pazartesiler güzeldir, pazartesiler başlangıçtır. Yeniden başlamaktır. Kızma ona.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yeniden başlanan bir günde eskiye takılıp kaldığımız için çekemiyoruz belkide pazartesiyi...

      Sil
  7. pazartesi bööööööööööööööööööööö

    YanıtlaSil