11 Ocak 2019

AKDENİZ' DE...

Gece 03:00 suları...Bence hayat…  bu devamı gelmeyen bir cümle ya da

Bence hayat, devamı gelmeyen bir cümle.

Hangi sokakta kaybettiği meçhul, bir imkânsız umut; ha babam bir koşturmaca, bir takip…
Aslında kimse bilmiyor gerçeği, 30 yıl önce kapatılmış tavan arası o tozlu sandığı açmak kimsenin aklına gelmiyor, ne iyi…

‘’Özlemek’’ denen şeyin, ölümden daha acı olduğu zamanlar da olmuştur, herkes için. Ah bu rüyalar yok mu, özlemeye benzin taşıyor.

Neyse ne, çok da umulmadık bir macera bu; bir gün başlayan ve bir ömür süren.
Güne güzel başlama, hatta hayata güzel bakma teknikleri veren bütün kitaplar, hayatın en can alıcı noktalarında bir çırpıda sığlaşıyor. Dönüp dolaşıp ilk günkü heyecanını yaşıyorsun acının, bu da iyi, ne de olsa acı olgunlaştırıyor her şeyi, kendisi hariç.

Gece 03:00 suları,
Yağması muhtemel yağmur hoşluğu, ‘’özlemek’’ denen şeyin yanında…
Ve kim bilir kaç umutlu aşk var akdeniz’ de…


cem

26 Aralık 2018

Hepsi Geçecek

Dünyada olan biten her şeyi ve herkesi metanetle ve sabırla karşılamayı bir şekilde öğreniyor insan ancak bu, bazen rotasını kaybetmesine engel olmuyor. İnsanlık halleri diyelim. Fakat genel itibariyle insanlar arası monolog şekilde hayat bulan sabır, diyaloga doğru evrilmedikçe devamında nahoş iletişimler gelişebilir. Bu yüzden artık, beş çayına meze olmuş şu empatiyi hayat içinde faaliyete koymalı, ihtiyaç bu ve muhim konu....

Dünya üç günlük , bu çok sahi ve herkesin bir şekilde meselesi var hayatla; çağın hastalığı mutsuzluk, o yüzden kimseye gereksiz yük yüklememeli. Ölümün olduğu dünyada kazanç odaklı her haksız eylem, söylem, girişim nafile. Hem neden sonra böyle anlayışsız bir topluluk olduk ya da hep mi böyleydik kestiremiyor insan, ki bu çok da lazım değil artık; gitti giden...

Ne kadar kavga o kadar kazanç önermesinin kabul gördüğü ve nezaketin anlamının yeniden şekillendiği bu ortamda çok şey istiyormuş gibi olmanın algısı da ayrı bir kaos tabi.

Dedik ya dünya üç günlük, sonra hepsi geçecek.

Cem

6 Aralık 2018

Benim Adi(l) Sükunetim

Benim adil sükunetim;
masa başı, dört başı mamur,
gece yarısı adaletim.

Dilinde beyhude umut türküsü,
gözünde fer;
Ha gitti ha gidecek,
beyhude... keder!..

Benim adi sükunetim
Masa başı, dört başı mamur
Hani bitecekse;
Ha geldi ha gelecek ecel.

Cem

12 Temmuz 2017

SUİZAN

Adına şiir yazardı utanmasa meczup
Çarmıha gerilirdi kelimeler, ah ne çare
Biraz tütün sarısı, biraz yoksul akşamlar;
Suizan bıraksa hidayete ererdi aşklar.

Bu zamanlar ki, pek günahkâr; onlara kanma
Roman da edepsiz, şiirden şarkıdan sonra
Bırak kağıdı kalemi ey pejmürde hayat
Yeni günahkâr hikâyeler yazma.

Adına şiir yazardı, utanmasa meczup
Çarmıha gerildi kelimeler, ah ne çare.

cem ben

10 Aralık 2016

GÜNAHKÂR

Gün aymadan
Şeytanını öpüp alnından
Dev aynasında seyretti kusurlarını
Utanmadan

cem ben

27 Kasım 2016

ECEL

Derinden, ince sesli bir ağıt
Mezar taşında heybetli unvanı
ölmek de neymiş şu kış gününde,
Bir utanmaz silah sesiyle.

cem ben

25 Kasım 2016

AĞUSTOS

23 ağustos sabahı uzun bir şiir yazarım belki,
Bir dolu umut anlatırım gri memleketine
ya da seni şikayet ederim yerli yersiz,
aynı parya kelimelerle
...

Kim bilir? 
24 ağustos sabahı, bir dolu sen yazarım karadeniz' de
Bir dolu umut vesaire.

cem ben/2015

21 Kasım 2016

ZİYAN

Bu dört duvar,
bu yitip giden güneş,
sustukça artan karanlık...

Bu adı konulmamış mevsim,
bu tutulmuş köşe başları
bu bakışlar;
ziyan...

ah bu edepsiz gece,
bu eksik yıldızlar,
sessizlik,
ve diğerleriyle.

cem ben


13 Kasım 2016

PAVLOV, KÖPEĞİ ve DİĞERLERİ

Pavlov' un klasik koşullanma deneyinin sonucuna farklı bir bakış açısıyla bakan bazı otoriteler;
Bu deneyde şartlı reflekslendirilen, her zil çaldığında salyası akan köpek mi yoksa her zil çaldığında köpeğine yemek veren Pavlov mu?
Köpeği, Pavlov’u kandırıyor olabilir mi?
Kendi içinden ‘’Pavlov şartlandı, salya aktıkça bana yemek
veriyor’’ diyebilir mi?
Aslında şartlı reflekslendirilen köpek değil de, Pavlov olabilir mi?
diye devam eden şüphelerini ortaya koyuyorlar. Günümüzde insanlığın geldiği noktayı ve dünyaya barışı getirecekleri vaadinde olan sözde dünya lideri bazı ülkelerin yaptıklarını görünce, bu şüphelerin gerçek olma ihtimalinin yüksek olduğunu düşünmeden edemiyor insan. Sadece bu şüphelere göre, insanı şartlandıran etkenlerin her dönem değiştiği ancak, köpekle başlayan bu etkileşimde çok da yol katedilemediği söylenebilir.

cem ben

10 Ekim 2016

ALIŞKANLIKLAR

Hala hangi priz, hangi balkonun lambasını yakıyor çözemediysem,
penceremdeki karadeniz her defasında yabancı geliyorsa,
 koridorlar dar...
ve her sabah aynı duvara çarpıyorsam uyanırkan
...
ah bu bedbaht alışkanlıklar.

cem ben