17 Mayıs 2012

SONRA YÜZÜMDEKİ ÇİZGİLER...

Çok uykum var bu aralar. Elimden geldiğince erken yatıyorum fakat gece sık sık uyandığımdan, bir anlamı kalmıyor erken yatmanın. Sonra kabuslar görüyorum sık sık: kırmızı gökyüzü, kaybettiğim sevdiklerim v.s.

Bu aralar eksik uyanıyorum anlayacağınız. Kaçtığım şehirleri özlüyorum, kaçtığım insanları ve olağandır eski aşıkları. Çok koyuyor bu aralar bana yalnızlık. eski zaman yazdıklarımı kurcalıyorum, yalnızlığı özlediğim yazılarda arıyorum teselliyi, bulamıyorum.

Aynada kendi gözlerimde buluyorum gözlerimi, bazen uzak bir bakış gibi gelse de yeni ve yorgun bakışlarıma alışmaya çalışıyorum. Sonra yüzümdeki çizgiler... Hayat ne garip, garipliğin ortasında ki garibanlığıma yanıyorum ve yüzümdeki çizgiler...

Birileri "abi" diyor sürekli, algılayıp cevap vermem zaman alıyor. Kendime büyümeyi yakıştıramıyorum.

Hep eksik uyanıyorum bu aralar, uyuyamıyorum...

Sonra yüzümdeki çizgiler...


acıdan geçtim güzelleştim


23 yorum:

  1. İnsanın kendini dinleyebilmesi, olanları anlamaya çalışması uzun vadede iyidir bence.
    Böyle zamanlarda Müzik bana iyi geliyor mesela..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında becerip kalabalığa karışmak lazım bu ara, da...

      Sil
  2. Garipliğin ortasında bir buruklık..alıp kendimi nereye yerleştireceğimi bilemiyorum..İçimde bir burukluk...

    YanıtlaSil
  3. hayattan/gerçeklerden kaçmanın 2 yolunu buldum bu aralar ben de: çalışmak, uyumak. ikisi bir araya gelince de şöyle bir döngü oluyor: çalış-çalış-yorul-tüken-uyu-uyu-kaç.

    ama beyin cingöz ya, fark ediyor bunun normal bir uyku olmadığını işte. sonra gelsin kabuslar, gelsin anılar-geçmiş…

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bi garip düzen beden değil mi?

      kaçamıyorsun hep, 3. gün beynin yakalıyor kaçışlarını...

      Sil
    2. aslında insan çoğu zaman hep bir şeylere eksik uyanıyor...sonra kendi kendine daha çok kalabalık gelmeye başlıyorsun ve sonra hep bir kaçış..
      nereye kaçsak da hep kendimize yakalanış..

      insan kendi kendi kendine kalabalık gelmeye bir başladı mı her şey daha çok derinleşiyor sanki..
      aynadaki buğu..yüzümüzüdeki çizgiler..

      Sil
    3. o zaman gerçek kalabalığa karışmak lazım, belki bu kendi kalabalığımızı unutmamıza vesile olur.

      Sil
    4. olmuyor malesef..çok denenmiştir...

      dipnot;ayrıca yazıların hiç de gereksiz değil...içsesin dışa yansımları falan.
      güzel yazıyorsun fikrimce:)

      Sil
    5. o zaman derin bir kuyu gibi ya da labirent. kendine düştün mü dönüşü yok...

      teşekkürler... fakat şahsi yazılar bunlar, kimseye bir faydası, gerekliliği yok. paylaşıyoruz dertleşiyoruz sadece...

      Sil
  4. Yalnız değilmişim rahatladım biraz!...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. acaba mevsim değişikliği mi buna sebep. her şeyi buna bağlıyorlar ya.

      Sil
  5. Yalnızlık koyar insana fena halde. İşin kötüsü ne biliyor musun? Aynada baktığın o yüz o gözler yaptığın mimikler bile yabancılaşır öyle zamanlarda... Zordur, zor...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aslında çok severim yalnızlığı. bu günlerde sever(dim) demeye mi başlasam diye düşünüyorum. ne onunla ne onsuz misali...

      Sil
    2. Yalnızlık güzel ama gülün dikeni misali işte.

      Sil
  6. "eksik uyanmak" ve "büyümeyi kendine yakıştıramamak"
    bunları yaşamadan ömrü seyreden var mı ki?yalnızlığın garip tılsımı yakalamıyorsa seni ne ala;kalabalıklara eninde sonunda karışacaksın demektir.daha yeni konuştuk bir blog dostu ile rüyalar,kabuslar mecburi yayın,değiştiremiyorsun ama savurmak için kabusları belki de günü güzelleştirmek gerek.kim bilir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bi zaman sonra oluyor herkeste bunlar, evet. hiç ciddiye almadığım insanlara özeniyorum bazen, benden daha sağlam duruyorlar hayat karşısında.

      Sil
    2. hayat karşısında sağlam duramıyorum demeye kalksan bu blogu takip eden kimsenin inanacağını sanmam...boşa kürek sallamasan iyi edersin:)

      Sil
    3. teşekkürler tabi, öyle mi gözüküyorum bilmiyorum ama çok sağlam durduğum söylenemez.

      Sil
  7. abla hatta kucuk cocuklar teyze dıye seslenıyor artık bana da :) ılk once hancer gıbı saplanıyor bu soz :) sonra alısmaya baslıyorsun..zaman gecıyor geldıgın yaşı hayretle ızlıyorsun. ınanamıyorsun..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. abla-teyze-abi-amcadan çok akıp giden zaman koyuyor insana değil mi?

      gidenler, kaybettiklerin...

      zor zor...

      Sil
  8. Çizgiler değil insana dokunan,o çizgilerin oluştuğunda yaşanması gerekenlerin gerçekleşmemesidir.Aksi durumda hayatta olmak istediğin gibiysen ne anlamı var yüzünün şeklinin.Ne kadar kalabalıklara karışsan da başta kendini unutmuş gibi oluyorsun ama bir zaman sonra yine dönüyorsun kendine.Belki de böyle olmalı yoksa insan özünden uzaklaşır ve kendi olmaz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet insan eksik yaşamışsa o çizgiler daha çok koyuyor, çok çok haklısın...

      Sil