15 Mayıs 2012

SEYAHAT YAZILARI-3(FİNAL)

İçtiğim kahve, yediğim kazık, kaliteli çantam, son model arabam, 3 objektifli fotoğraf makinem ve suretimle yola devam...


Gecekondulu Kale gezisi ve kaliteli kahve molasından sonra bulunduğum yerin popüler yerlerini gezmek için yola koyuldum. Otomobille gezmenin neredeyse imkansız olduğu, şarkılara konu olmuş bu yerin dar sokaklarında yürümeye çalışırken, imkansızı başarmaya çalışan şoförlerin bu girişimlerine tanık olmak ayrı bir heyecandı. Çok şükür klakson sesi yoktu, zaten yayaların da umrunda değildi araçlar. Tarihi binalar içine karıştırılmış evler, yol kenarında çadırdan bozma çay bahçeleri, yok restaurantlar, belki de meyhaneler...  


Nefes nefese kaldığım dağ yolu sonunda ulaştığım çay bahçesi ve çay bahçesinde turist rehberliği görevini üstlenmiş garsonumsu arkadaşın anlattıkları dağlara doğru bakıp bir tebessüm etmeme vesile oldu. Buluttan şekiller çıkartıyorduk: bu bulut roma döneminden beri yılın bu mevsiminde burada yerini alır, karşıda ki adada şu şu hayvanlar yaşar. Buyrun, dürbünle bakın, 15 dakikası beş lira..:) Dürbün vasıtasıyla sayılan hayvanların hiçbirini göremiyormuşsunuz ayrıca, test edilmiştir. Garson görünümlü arkadaşın türistlere! rehberlik ettiği çay bahçesinde, turist görünümlü vatandaşın ince belli bardakla çay sunması gayet normal, ilk afallama sonrası insanda "turist çayını benle paylaşıyor" hissi uyandırıyorlar. 

Neyse efem, çaylar içilir az daha tepeye çıkıp deniz ayaklar altına alınır ve az çok huzur yakalanır, geri dönülür otomobile binip on dakikalık uzun yol tamamlanır, ve eve varılır... 

Bir çok yerli turistin tatil amaçlı kullandığı bu ilçe ve ilçenin esnafının durumun farkında olmaması, turistler de olmasa ne halt ederiz burda diye düşünmemeleri sonucu insan bi kızıyor tabi. Kirli bir lokantada garsonun papyon takmasının manasızlığını, hortum çalı çırpı gibi objelerle yanyana çay içmenin doğallıkla alakalı olmadığını, Türkiye' de ortalama tatil beldelerinin hiçbirinde ev fiyatlarının bu kadar pahalı olmadığının, bu denizin, doğanın kıymetini bilmek gerektiğini birilerinin burada ki 3-5 insana anlatması lazım, ama kim?

Offff mesaj vermeyecektim..:)


acıdan geçtim güzelleştim

1 yorum:

  1. Çok iyi olmuş

    Son paragrafta ''Acaba sen de bizim ilçede mi kalıyorsun'' diye geçirdim içimden :) Demek bir tek burası değilmiş uzaktan iyi görünen!...

    Yazın kalabalık olduğu için (iğne atsan yere düşmez) gerçekler(acı) görünmüyor ama gelenler gidince her şey yeniden su yüzeyinde görünüyor..saçma cümle oldu ama idare ediver artık...Burayı anlatan bir durumdu bu.

    Mesaj da iyi olmuş :)

    YanıtlaSil