20 Mayıs 2012

DELİREYAZDIM

-1-

Ayağımı uzaaatmışım serin sulara. Kaldırımlarına gizlenmişim aşkın. Titrek bi sesle okuyorum düşündüklerimi, sonra yazdıklarımı okutuyorum aynı sesle. Ağır aksak cümleler kuruyorum sayfalarca. yazdıklarımı ''düz yazı'' gibi okuyanlarla hesaplaşıyorum gecede.

boşluk bıraaaakk, bağırmadan, titrek ve kısık sesle boşluk bırak kelimelerin arasında. olabildiğince uzat harfleri ve virgül koyma gerekmedikçe.

Karşısına geçiyorum dolunayın. Yüzümde hissediyorum gecenin karanlığını. Sonra okşuyor ayyyy, ay' la sevişiyorum gecenin mahreminde. Yürüyorummm, kendi kendime itaat ederek yürüyorum kaldırım çiçeklerinin üstüne. Yığılıp kalıyor göz bebeklerim, yığılıp kalıyorum mis kokulu baharın üstüne.

Çekip çıkarıyorum anlamlarından cümleleri. En anlamsız, en kavgasız, en korumasız hallerini bulup ruhumla çiftleştiriyorum anlamsızlıkları. Ay yüzlü, aydan tatlı, kolsuz bacaksız bir kadın silüeti gibi beliriyor aklım karşımda. Gece yarısı, aynı gece yarısı, ay' ı aldatıyorum düşüncelerimle..

Yorgun değilimmm, bıkkın değilim; sadece yürüyorum aynı çizgide....

Ayağımı uzaaaatmışıımmm serin sulara, titreyerek okuyorum düşüncelerimi...

-2-

Penceremiii açtım dünyayaaa. Biri siyah, biri beyaz iki melek gördüm davetkar. Kanatlara aldanmadım ben hiç, seni çağırdım insan duydun mu?

Birazdan uzanırım yalnızlığa, şimdi başlasam sabahı bulur uykuya dalmam. Ne alırsan 5 kuruşa düşmüş rüyalarım, seni özledim insan duydun mu?

Saçma zamanlarda bitirdim cümlelerimi. Sonra noktanın peşine düştüm; benim olmayan yan cümleye kaçmış. Ben birini bulamamışken, edebi kitaplar üç noktayla dolup taşmış.

Bi safta sıralamışım cinayetlerimi; maktul yok, katil yok, cinayet çok. Bi silüet olmuş saflar gördün mü?

Ucuna kıvrılmışım gecenin, mevlana yazmış, sezen söylemiş, ben alıp başımı gitmişim yeniliğe doğru uykularımda.

-3-


Adını koyamıyorum zamanın. Adı zaman değil, adı yok. Aynı zamanda, aynı hayatlarda böyle uçsuz bucaksız kavgaları, böyle dünyevi hırsları anlamlandıramıyorum.

Sustukça üstüme geliyor zaman. Ayaklarımı sürüyerek gidiyorum hayallerime. Açın ışıkları, karanlığımı alt edemiyorum.

Gözlerimi kapattım, şimdi koşuyorum toprak yollarda. Ağaç yaprakları çarpıyor gövdeme. Rüzgarını duyuyor musun aklımın?

Kaçıyorum, kaçıyorum, kaçıyorum... kaçtıkça aynı kapıya çıkıyor yolum.

En karanlığnı seçtim yolların, ağaç diplerine saklanıyorum. Yüzünü görüyorum korkularımın, çok güzeeeel, bi melek kadar güzel.

Kaçıyorum, kaçıyorum, kaçamıyorum...


acıdan geçtim güzelleştim

2 yorum:

  1. Bi safta sıralamışım cinayetlerimi; maktul yok, katil yok, cinayet çok.

    Hayat bazen her zamankinden daha fazla anlamsızlaşıyor. Ve kaçmak muhtemel değil.

    YanıtlaSil