26 Haziran 2012

OTOBÜSLER GİTMELİ


Kara bulutların da ötesinde üstünü örten, gözükmeyen açık hava hapishanesi; şehir ya da ülke sınırlarından bağımsız, alakasız bir aşk şarkısında beliren, sıkan, yoran... Umudu olmayan mekanların en tenhasında sıkıştıran, yakalayamayan bir ruh hali yıllardır sürdürdüğü düzen.

Karanlığın başka tasvirleri olmalı oysa, detayı, eli, gözü, yüzü, yaşam planı olmalı. Karanlık biraz daha bedenleştirilmeli hayatta. Karanlıkla imkanlı aşk hikayeleri yazılmalı, üç elma düşürülmeli gökten sonunda. Çürümemiş, kurtsuz, çersiz-çöpsüz üç elma...

Ya da yeni küfürler geliştirilmeli. Çaresizliğin üzerindeki etkisi, ana-avrat küfür yemiş yağız bir delikanlıda ki etki kadar sağlam olmalı. Şaşırıp kalmalı, korkup kaçmalı, başka hayatlara tecavüze yeltenmemeli. Çaresizliğe, karanlığa yeni ve sapasağlam küfürler geliştirmeli.

Bu şarkılar değil, bu şarkılar geçmiş zamanın küfürbaz şarkıları, bu şarkılar ''ilkleri'' kapıdan bacadan şimdiki zamana doluşturan şarkılar, bu şarkılar karanlığa ve çaresizliğe edilecek bütün küfürlerin etkisini azaltan şarkılar.

Kapat şu pespaye geceyi çaresizliğin üstüne ey görev başındaki. Kapat ve ayır açık hava hapishanesinde yaşayanları. Ve sen, pespaye kelamını klavyesine pelesenk etmeye çalışan adam, anlamı ünlü sözlüklerde bile yer bulamayan kelimeyi uzaklaştır klavyenden. Klavye başı modern zamanların ve karanlıklar ülkesinin çaresiz adamı, çıkart hayatından çıkartacaklarını...

Ve otobüsler başka şehirlere gitmeli hatta başka ülkelere. Otobüsler defolup gitmeli, otobüsler başka ülkelere gitmeli; sınırları olmayan, kıçı-başı yarı çıplak ülkelere gitmeli. Otobüsler gitmeli, otobüsler hep gitmeli, otobüsler hep başka ülkelere gitmeli. Durup düşünmeden, dost olmadan herhangi bir asfaltla, otobüsler gitmeli.

Kimse bilmeden  zaman yeniden yazılmalı, yanlış öyküleri silip, yanlış tanımları silip, zamanı yeniden tanımlayıp yeni öyküler yazılmalı ve geri alınan saatler değil, zamanlar olmalı.

Sonra otobüsler gitmeli yeniden tanımlanan zamanlara, durmamalı, otobüsler gitmeli...


acıdan geçtim güzelleştim

10 yorum:

  1. ne güzel yazmışsın gene Cem.. geri alınan saatler değil, zamanlar olmalı, evet.. otobüsler ancak o zaman giderler kim bilir..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkürler Karöshi.

      ki zamanları geri almak imkansız, ne güzel olurdu oysa...

      Sil
  2. Otobüsler gider sonra bir şarkı çalar işte o zaman yanlış öyküler, silinmiş yanlış tanımlar şimdiki zaman oluverir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bu yüzden hep giden mutlu olur daha çok, kalan anılarında boğulur bazı bazı.

      Sil
  3. Otobüsler çok ilginç araçlar, gidiyorlar ama sonra geri dönüyorlar. Kaçınılmaz, kaçılmaz bir biçimde.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çoğu zaman farklı yolcularla...

      Sil
  4. Otobüsler gitsin. Hep gitsin. Daha uzağa gitsin. Ama bize ait bir şeyleri de beraberinde götürmeden gitsin. Ve zaman geri alınabilir olsun.

    İstediğimiz şeyler hep masalımsı... Geriye kalansa hep gerçek; acı...

    Pff... Hüznü yanından ayıramayan ben; buraya her gelişimdi hüzünleri hüzünlerle çarpıp, çoğaltarak ayrılıyorum; o da güzel :D

    YanıtlaSil
  5. ..:))

    hüzün iyidir, insanı şair yapar. ben hüznü sevmişimdir hep.

    bu konuda isteklerine katılmamak mümkün değil ayrıca....

    YanıtlaSil
  6. Otobüsler gitmeli..
    Başka kendin başka caddelerine..
    Başka caddelerin rengarenk bazen de gri sokaklarına..
    Otobüsler gitmeli pembe yağmurlu sıcak ülkelere..
    Kimi zaman masallar diyarına kimi zaman uzay yolunda..
    Hayallerin ötesine geçebilmeli, sıkışıp gerçeklere tükenmemeli..
    Gözlerimiz açıkken dünyadayız Cem, şimdi kapa gözlerini ve en sevdiğin ve dilini anlamadığın yabancı bir müziği aç.
    Şimdi hayal et, önünde SARI bir deniz, yeşil bir güneş ve mavi ağaçlar...

    YanıtlaSil