11 Mart 2013

ADALET

Sabah sabah, Hz. Ali adaletini kabullenmiş insanların dahi, yaptıkları adaletsizliklerin farkında olmadığı gibi bi gerçekle yüzleşmek, insanlık adına üzülmeye vesiledir tarafımca. Zira, huzurumla seyrederim halinizi, biraz üzülürüm sadece. Hepsi bu...

cem ben, 

8 yorum:

  1. Hayır olsun!...

    İyi haftalar,umduğundan güzel geçsin bu hafta

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkürler Pabuc, umarım senin di öyle geçer haftan :)

      Sil
  2. İnsanlar kendilerini ne kadar kolay kandırabiliyor. Sorsan hepsi adalet timsalidir. Belki de böylelerine üzülmekten fazlasını yapmak lazım ki, durabilsinler....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aslında işin bu boyutunu da sorguladım ben. Ben de o "kendini adalet timsali" sananlardan mıyım diye ve adaletin de kişilerin bakış açısına göre şekillendiğine karar verdim gibi. O yüzden, kesinleşmiş adalet kavramları dışındakiler "bireysel" bi durum sergiliyor gibi. Yaşadığı çevre, adetmeri. gelenek ve görenekleri kişilerin adalet anlayışını belirginleştiriyor. Misal töre cinayetleri o toplumda yaşayan bireylerin adalet anlayışından kaynaklanmıyor mu?

      içinden çıkılması zor bir durum aslında. hani yazdım ve yazdıktan sonra kafamda bi dolu "acaba?" oluşmasına vesile olan bi paragraf oldu.

      Sil
  3. Selam Cem; Hz. Ali'nin ya da Hz. Ömer'in adaletini anladığına ve özümsediğine inandığın insanların yaptıkları vicdanını yaralıyorsa, bilmelisin ki onlar tarafından böyle bir kabulleniş yoktur aslında... Cehalet ile adaleti birbirine karıştırmamak gerek, örneğin töre cinayetlerini şekillendiren şey cehalettir... Oysa gerçek adalet; kutsalların sınırlarını çizdiği, adalet makamlarının ve kanaat önderlerinin içini doldurduğu, toplumun vicdanına huzur veren olgudur...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. orası öyledir ama töre cinayetinin dahilindeki bireyler ben cehaletimden bunu yapıyorum demez, bizim ahlâK anlayışımız der. yukarda ki yorumda onu anlatmaya çalıştım. mevzunun bizcesi değil burdaki sorun...

      Sil
  4. Ama o insanlar cahil bırakılmış olmasalardı bu yaptıklarına ahlak ya da adalet demeyeceklerdi, çünkü o zaman böyle bir yanlışın içinde asla olmayacaklardı... Bizce asıl mevzu edilmesi gereken konunun bu boyutu değil midir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim yaptığım hani olayı resmetmek diyelim. Yoksa nedenlerini sorgulamaya başlarsak elbette bi dolu şey çıkar ortaya. Ve nedenlerine girersek ancak o zaman asıl konuşmamız gereken konu o olur. Dediğim gibi ben aslında "cahil olmayanların dahi" yazdım paragrafta, sonraki yorumlaşmalarda da cahillerin de inandığı şeyleri ahlak saymalarından bahsettim. Doğrusu bu ya da nedenleri şu demedim ki çok uzun o mevzu. öyle yani :)

      Sil