16 Aralık 2012

YENİ BİR ŞEY OLMALI

tv/radio
radio
sonra ayağa kalkıp, klavyenin tozunu alıp;

yeni şiirler yazacağım ,
ki ''şiir'' deme şairlere ayıp
duygusuna bak sade
ya da gece karanlığında oku
ya da okuma, çek git cümlelerden.

Şimdi moda bi Orhan Gencebay şarkısı dinlemek, hatta daha ötesi; söylemek. Ülke sınırları içinde yaşayan şahs-ı muhteremlerin bünyesine ister istemez işleyen arabesk de kültürdenmiş, kaçma, ki zaten kaçamazsın...

buyrun o zaman; bir dilenciyim, geleceğini bilmeyen v.s.

Hafif bi bademcik ağrısı, soğuğa rağmen terleyebilen bi bünye, gece hüznü... biraz daha aç sesini, biraz daha ve rastgele cümleler savur ulu orta; çıplak, porno.

Hatta harflere ayır, kahrolası keman sesi eşliğinde küfürleri... 

Bir de türküler var ki artık sadece anadolu kokmayan, daha çok acı kokan, hayat kokan. Sonra sezen-Zülfü ikilisinden tercih ederim ben ''sürgün'' şarkısını ve hatta dinlerim şimdi, ahh eski zamanlar...

Yeni bir şeyler olmalı hayatta, amerika kıtasının keşfinden çok daha sıradan, şahsi. Kıyıda köşede kalmış yeni bir şeyler olmalı, kapı çalmalı misal ve güneş doğmalı ansızın, kana kana huzur içmeli ya da biraz daha sıradan, daha sıradan, sıradan...

Aslında bakma durgunluğa sen, bünyeme en çok alkol yakışır cumartesileri de kaç cumartesi oldu bütünleşmeyeli anason kokusuyla kim bilir..

ama

Yeni bir şeyler olmalı hayatta kahrolası, belki de en çok bundan yana kederim

cem ben

4 yorum: