14 Ağustos 2012

SUSTUM

Yeniden düzenlenen şarkılar gibi şimdi hayatım; arz ettiğim hayat kahramanları tarafından talep görmeyen. İşte bu yüzdendir ki, rastgele dalasım var kurdugum bütün düzeneklere; yıkasım yakasım var.. Ki ''düzenek mi kurduk, düzeneğe dişli mi olduk!'' sorgulamasına girmek bile yorucu artık ve yeri değil bu gece, ve zamanı değil..

Mız mız çocuklar gibiyim hayata karşı ve her yazımda ''hayat'' bahsinden ve dolayısıyla yazdıklarından sıkılmış bir hayat bezgini. Ya da iç sorgulamasında '' kelimeleri kandırma sen hayatı seviyorsun'' diyen aldatmacı.. Ve karmaşığım işte dün gibi, önceki olmasa da bir önce ki gibi.. Şimdi susacagım diyemiyorum, ancak kelimelerimi susturacağım yazının sonunda, biliyorum ki iç dünyam hep konuşacak, hep aksini iddia edecek, hep çarpışacak kavga edecek bir ben bulacak...

sustum..


cem ben, eski zamanlarda/2009

8 yorum:

  1. Kelimelerini değil de, içini susturabilse keşke insan. Durup durup olmadık şeyleri aklına getiren, kızan, suçlayan, kavga eden iç sesini.

    YanıtlaSil
  2. Ben susuyor, kalem susuyor, beden susuyor da, içses susmuyor.. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yapacak bir şey yok, çekeceğiz onu da...

      Sil
  3. Arz edilen hayat kahramanları tarafından talep görmeyen... Ne tuhaf..

    Burada okuduklarım çoğu zaman tanıdık duygular oluyor bu da tuhaf ve güzel :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. memnun oldum. yalnız olmadığımı bilmek iyi geliyor, her insan gibi...

      Sil
  4. Sen sussan kalemin konuşur , o sussa yüreğin.
    ikisinide susturanını görmedim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. zor evet, bi ses mutlaka duyulur.

      Sil