15 Ağustos 2012

İNSAN NE KADAR ACİZ VE.. GİBİ..

Birazdan yağmur yağacaktı. Romatizmal ağrıları şiddetini arttırmış; ne oturabiliyor, ne de yatabiliyordu. Doktor böyle zamanlar için bir merhem ve bir de ağrı kesici vermişti. İkisi de işe yaramıyordu. Yağmur yağmalıydı, o zaman belki rahatlayacaktı.

Havalar da ne kadar soğuktu, oysa geçen yıl nisan ayında daha sıcaktı. Zaten zamanla değişiyordu her şey; Eskisi kadar sağlıklı değildi, genç değildi, kalabalığa karışamıyordu, yalnızdı. Gençliğinde hiç bunu düşünmemişti, sanki hiç yalnız kalmayacak gibi yaşamayı seçti.

Geçmişi, özellikle gençlik yıllarını özlemenin acısını bir kez daha hissetti içinde. Dalgınlığını sobanın üstünde kaynayan su sesi bozdu. Az önce yerinden zorla doğrulup suyunu döktüğü çayı demlenmişti. Bütün ağrılarına rağmen doğrulup bardağını aldı, eski zamanlardan kalma bardak altlığını hiç eksik etmezdi. Yarısından çoğunu demle doldurduğu bardağına bir şeker attı ve cam kenarında ki koltuğuna oturdu. Sigarasından hala vazgeçememişti. Hastaydı, ağrıları ve kuru öksürüğü vardı ama sigarasını elinden düşürmüyordu. Dumanı derince içine çekip demli çayından bir yudum aldı, ardından öksürüğüyle dumanını üfleyip camdan dışarıya daldı.

Eski zamanlarını hep özleyerek yaşadı, "ah geçmiş zamanlar" dedi hep. Nisan süslemişti doğayı. Geçmiş zamanlar olsaydı kanı kaynardı, bahar açardı dallarında ama artık yaşlanmış ve yalnızlaşmıştı.  Mutlu olacak bir yer aradı, karşısındaki çınara baktı, altında çimler yeşermişti az çok, mutlu olamadı. Eskiden çok severdi yeşili, yeşil ya da deniz mavisi her derdine devaydı. Bu sefer olmadı, dünde olmamıştı. Artık yaşlanmıştı, artık yalnızdı....

Hikayesinin ilk cümlesi geldi aklına, "bunlar yazılalı çok oldu" dedi, hiç bir farkı yoktu gidenlerden ya da diğerlerinden. Belki biraz daha mutlu, belki de mutsuz ama sonunda aynıydı. Ne kadar aciz ve sıradandı.

"insan" dedi, insan ne kadar aciz ve....

yok dedi ve yoktu...

Bunlar daha önceden yazılmıştı, daha sonra da yazılacaktı ve bunları bile bile hayatı yeniden yazmaya kalktı...

insan ne kadar aciz ve.....


cem ben, gereksiz...

21 yorum:

  1. Herkes aciz, herkes sıradan..Hayat böyle gelmiş böyle geçiyor işte..Biraz gerekli, biraz gereksiz..Olağan..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bazısı biraz daha fazla işte ama hayat böyle gerçekten, maalsef...

      Sil
  2. ne kadar aciziz ki acizliğimize dahi kör gözlerimiz. sıradandan taşsak hepimiz yolumuz yine sıradan oof amaan bir döngüye kapıldık gidiyoruz hepimiz yazılanı yazıyoruz yaşananı yaşıyoruz yeniden defalarca.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. e öyle yazılanı yeniden yazmışız gibi yaşıyoruz işte. nafile uğraşlar.

      Sil
  3. Acizliğimi her olayda durumda derinden hissediyorum onun için artık kafa yormuyorum bu konulara..Kafa yordukça yürek de yoruluyor çünkü..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kafa yorsak da dediğinden başkası olmuyor neticede. yazıyoruz işte aklımıza düştükçe.

      Sil
  4. Aslında yalnızlığı seçip seçmemek onun elindeydi Cem..
    Evet her insan için her gün milyarlarca hikaye yazılıyor..
    Ve bu yazılan hikayelerin birinde istersen kendi yolunu kendin çizer hayatını baştan yazarsın..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. onun elinde miydi?

      öyle miydi?

      bilmem...

      Sil
    2. Elinde elinde..
      Dış etkenlerin piyonu gibi görünsekte asıl şah içimizde ;)

      Sil
    3. e uğraşalım o zaman mat için..:)

      Sil
  5. Ve ne kadar seveni de osa aslında hep YALNIZ...

    YanıtlaSil
  6. bazen bir fotoğraf yeterdir.

    YanıtlaSil
  7. Aciziz ve ben aciz oldugumun farkïnda olmaktan mutluyum..allah en aciz elma kurduna en guzel yeri elmainin özünü,aciz oldugunu unutan tilkiye de aslanın artığını kısmet ememiş mi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. oooooo, iddialı bir cümle ve etkileyici.

      Sil
    2. Sen aklima kapı açmışsin,etkilesm bu sanrm

      Sil
  8. Herkes kalabalıkların yalnız insanıdır..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. de herkes bunun farkında değildir. farkında olanlar mutsuzdur biraz...

      Sil