16 Temmuz 2012

SAATİNİZ KAÇ?

Leş gibi yalnızlık ve her şeyini kaybetmiş kadar çıplak bir zaman. Neticede cenabet bir pazar' ın ertesindeyiz işte; yapış yapış, nemli...  


Saat kaç, hey bayan saatiniz kaç?  
Yaşlanıyorum, yaşlandıkça yaşayamadıklarımdan içlenip biraz daha yaşlanıyorum. ''Yaşamak bir güneş kırıntısı dudağında yaşamak'' üniversite yıllarında bi sınav sorusu olmuş şiir, de, hatırlamıyorum tamamını. Zaman geçiyor çünkü, biraz daha alıp tebessümünü geçip gidiyor zaman...


Yılmaz Erdoğan şiirleri çalıyor, kaldı ki hiç sevmem kendisini. O çalıyor şimdi ve eski zamanlara götürüyor beni. Ankara' ya diyor, öyle yakışır ki kar... Gel de hüzünlenme heyhat, gel de hüzünlenme...Zaman akıp gidiyor insan, çizgilerim sadece yaşımı gösterse de zaman akıp gidiyor.  

Sonra,

....

cem ben, hüzünlü...

8 yorum:

  1. yaşayamadıklar ne kadar çoksa yaşlanmak da o kadar çabuk geliyor. yaşadıklarımız değil, yaşayamadıklarımız ya da yaşamaya ramak kalmışken olmadık şeylerden yitirdiğimiz zamanlar tüketiyor bizi.. eline sağlık cem...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkürler..

      (bloguna giremiyorum, norkun.blogspot.com kaynaklı bi virüs uyarısı veriyor)

      Sil
    2. az önce virüs taraması yaptım bloga, temiz çıktı. senin bilgisayarındaki virüs programından kaynaklı bir problem olabilir gibi geldi bana. ya da senin bi önerin var mı virüsten temizlemek için ?

      Sil
    3. o yazdığım blogu izlemeyi durdurabilirsin ya da o blog sahibi arkadaşa söyleyip blogundaki sorunu çözmesini sağlayabilirsin. bu aralar bu sorun var bir çok blogta.

      Sil
  2. yine çok sevdim ben hüzünlü Cem'i..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. blogunuza ulaşılamıyor yine!

      Sil
    2. himmm evet yaa. kapattim biraz. davetli okuyucu diye gosteriyor ama oyle de degil. dursun bakalim bir kac gun.

      Sil
    3. peki bakalım. bir kaç gün olacaksa sorun yok...

      Sil