19 Nisan 2013

NE KADAR ÇOK ÖLÜYORSUNUZ

Ne kadar çok ölüyorsunuz, hiç utanmadan, düşünmeden, acımasızca...
Bi çırpıda, çoğu zaman habersiz, bi nefes aralığı kadar bi zamanda belki.  Gözünüz açık ya da kapalı, soluk benizli, donuk bakışlı, yavaş yavaş soğuyarak...

Ne kadar çok ölüyorsunuz, hiç utanmadan, düşünmeden, arkanıza bakmadan, ağlamadan, ağlatarak.
Yoğun bakımda, makinede, yürürken, koşarken, yoldan geçerken, araba kullanırken, kırmızı ışıkta, yaya kaldırımında..
Gülerken, giderken, sevişirken, terk ederken..
Kanla karışık, çamurla karışık, canla karışık, karmakarışık.

Ne kadar çok ölüyorsunuz, hiç utanmadan, düşünmeden, geriye dönüp bakmadan...
Bi çırpıda giriyorsunuz ahşap sandığa, çenenizi bağlıyorsunuz, üstünüzü örtüyorsunuz, yıkanıyorsunuz,
Ve toprağa...

Ne kadar çok ölüyorsunuz, hiç utanmadan

cem ben

11 yorum:

  1. Ne kadar çok ölüyorsunuz,gencecik yaşınızda :(

    YanıtlaSil
  2. Ne kadar yarım kalıyoruz ölenlerin ardından ve nasıl görmüyoruz etrafımızda ölüden de beter olanları...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bir de kalanlar var değil mi?

      Sil
    2. Gideni bilmiyorum henüz fakat kalmak ölmekten daha beter geliyor inan...

      Sil
  3. e ama ölmeyi marifet biliyoruz biz! o kadar çok kıymetlimiz öldü ki.. matah bir şey olmasa, onlar ölmezdi sanıyoruz..

    (Bu da özürüm olsun :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yok, özürlük bir durum yok. bi farklı bakış açısı durumuydu bizimki :))

      üstte ölene alttan öldürene laf söyler gibiyiz ikimizde...

      Sil
  4. Vay gidene denir ama ya geride kalanlar ? Çok zor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. giden ne yaşar bilen yok ama kalanın ne kadar çok acı çektigi biliniyor. evet, ya geride kalanlar..

      Sil
  5. Ne kadar çok ölüyorsunuz geri kalanı hiç düşünmeden.

    YanıtlaSil