Şimdi biz, aynı zamanın içinde, kendi aczimizi görmeden, başkalarının acziyetleriyle geçiriyoruz hayatı. ah edip vah ediyoruz, çıkar yol arıyoruz, olmadığını bile bile.
Bekliyoruz,
ve öyle usul usul bekliyoruz...
Dünya zor; ucuz, basit, sıradan söylemler gibi. dünya zoor! ne güzel hikaye.
Sonra biz öyle bekliyoruz, dünya zor diye diye.
Kendime dair söylemlerim az önce bitti, bir çırpıda döktüm içimdekileri kendime. Bir zamanda, bir dünyada takılıp kaldım işte. Dedim ya dünya zor, çoookkk. Kelime içerisinde bir harfi birden çok kullanmak ne kadar hafifletiyor anlatılanları ya da anlatılmak istenenleri. Oysa okuyunca dramı ucuzlaştıran-hafifleten o harfler, benim için adete yangın yerinden kopup gelen acılı bir hikaye..
Öyle işte, bu gecenin kelimelerinin de anlamı yok, cümleler henüz oluşamamış; devrik...
Ama dünya zor ve biz öylece bekliyoruz ''dünya zor'' diye diye.
acıdan geçtim güzelleştim
(BUYRUNUZ)
Düşünmeden yaşanınca dünyanın zor gelmeyeceğini sanıyorum..Çünkü biraz derinden düşünenler, derinine inebilenler mutsuzluğu ve dünyanın acılarını farkediyorlar..Dünya zor demeden önce kolaylaştırmak için ne yapıyoruz mu demeli ki?Düşünmeyelim zaten "dünya zor" deyip geçelim..:)
YanıtlaSilDuyarlı olmak kişiyi mutsuz ediyor bi süre sonra, biraz daha süre geçince mutsuzlupu insan kendi kendine yarattıpını farkediyor. Neye ne kadar izin verirsek o kadar ödün verip kendimizi cendereye sokuyoruz. Herkesin hayatı algılayışı farklı, hepimiz farklıyız çünkü. Bazı kesiştiğimiz noksanlıklar da hoş ortak benzerlikler olabiliyor bazen.
YanıtlaSilMim olayına nasıl bakarsın bilmiyorum ama bugün seni mimledim. Konu hafif. Ama yazmak istersen sevinirim. İyi günler.
kelimelerin dünyası
YanıtlaSilbarışmak lazım, zor demekte yetmiyor..:)
vlademir
teşekkürler mim için fakat mim yazmayı pek sevmiyorum ve yine fakat senin mim oldukça ilginçmiş. üzerinde düşünmek lazım, bir de ben fazlaca argoya bulaşabilirim bu konuda, sakıncalı olabilir. olmazsa senin blogta cevaben yazarım aklımdan geçenleri..:)
üzerinde düşünmek lazım...