Adını koyamıyorum zamanın. Adı zaman değil, adı yok. Aynı zamanda, aynı hayatlarda böyle uçsuz bucaksız kavgaları, böyle dünyevi hırsları anlamlandıramıyorum.
Sustukça üstüme geliyor zaman. Ayaklarımı sürüyerek gidiyorum hayallerime. Açın ışıkları, karanlığımı alt edemiyorum.
Gözlerimi kapattım, şimdi koşuyorum toprak yollarda. Ağaç yaprakları çarpıyor gövdeme. Rüzgarını duyuyor musun aklımın?
Kaçıyorum, kaçıyorum, kaçıyorum... kaçtıkça aynı kapıya çıkıyor yolum.
En karanlığnı seçtim yolların, ağaç diplerine saklanıyorum. Yüzünü görüyorum korkularımın, çok güzeeeel, bi melek kadar güzel.
Kaçıyorum, kaçıyorum, kaçamıyorum...
acıdan geçtim güzelleştim
kaçamıyorum ! işte doğru kelime bu kaçamayınca teslim olabiliyor musun peki ?
YanıtlaSilkime, neye?
YanıtlaSilzaten teslim olmuş vaziyette değil miyiz?
sadece düşüncelerimizde kaçmaya çalışıyoruz bazen, o da olmuyor...
düşünceden kaçılmayışın bir yerde teslimiyetinin olması lazım, teslimiyet aidiyet getirir diye bilirim ama bu döngü işlemiyo sanki.
YanıtlaSilkaçamadığımdan şüpheliyim :)
kimin döngüsü?
YanıtlaSilbugün böyleyim, sorgulama dönemleri işte. sen bakma bana...
ne güzel söylemişsin girişte.. Aynı zamanda, aynı hayatlarda böyle uçsuz bucaksız kavgaları, böyle dünyevi hırsları anlamlandıramıyorum. ya da anlamlandırmaktan da kaçıyorum. zamanı geldiğinde isteyerek mi, mecbur kalarak mı yüzleşeceğiz?
YanıtlaSilkorkularına teslim olmayı dene..gerçekten dene;rahatlayacaksın.
YanıtlaSilzamanı geldi, yüzleşiyoruz. hatta biliyor musun, hep yüzyüzeydik....
YanıtlaSilteslim olmak mı?
YanıtlaSilbiz onlarla dost olduk bile..
dost olmak ayrı, teslim olmak ayrı!
YanıtlaSilKaçamadıklarımızla beraber, alıştık birbirimize artık..
YanıtlaSilsıradan bir balık
YanıtlaSilayrı elbet, teslimiyet sonrası mecburi dostluk belkide..
Kelimelerin Dunyası
başka da bir yol yok sanırım...