21 Ocak 2014

TEKNİK HAYAT

Şimdi teknik olarak, hayalini kurduğumuz hayatın uygulamasında yaşadığımız sıkıntılar toplamına mutsuzluk diyebiliriz. Dolayısıyla, yine aynı teknikle, hayali minimuma indirirsek ya da yaşayabileceğimiz hayatları hayâl edersek mutlu olabiliriz sonucunu çıkartırız, siz çıkartamasanız da ben çıkartırım ama, iş o kadar teknik olmuyor yaşarken o ayrı...

Kendimi bildim bileli, Sezen Aksu ve benzeri sanatçıları dinlemeyen, gangnam style havasında takılan, az duygulu, hayat bilgisi modunda yaşayan insanları sevmemişimdir. Sevmemek demeyelim de, mesafeliyimdir diyelim. "İki baharın birinde depresyona girmeyen insandan ne hayır gelir" mantığı. Lakin şimdi anladım ki, mümkün mertebe az düşünerek ve az duyguyla, önceden belli kriterlere göre yazılmış, orta yollu bi hayat metinini yaşıyormuş gibi yaşamak ya da bunu başarabilmek en güzeli. Bakın farkındaysanız "başarmak" kelimesi var orda, düşün ki ne boyuta gelmiş inançlarım. Burun kıvırdığım hayatları başarılı addeder olmuşum.

Velhasıl, yaşananların yazılanlara yansıdığı gerçeğinden ve son zamanlarda bu blogta yazılmış "teknik" yazılardan yola çıkarsak şunu fark ederiz ki, altını çizdiğim "başarma" eylemini hızla gerçekleştirmekteyim... Rast gele...

Ha, memnun muyum? 

Bi zaman sonra teknik değerlendirmesi yapılıp cevaplandırılacaktır :)

cem ben

9 yorum:

  1. Hayır ola diyelim. iyi olsun herşeyiyle. :)

    YanıtlaSil
  2. Hayırlı olsun,her şey gönlünce olsun:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. amin, teşekkür ederim Sanem :)

      Sil
  3. İnsanları bu kadar ayırmasan da olur; Sezen Aksu ve benzerlerini dinleyenler ve dinlemeyenler. Hayatta başarılı olmak çok çok göreceli bir kavram. Ortalama bir hayatın nasıl ki "az düşünen ve az duyguyla" şartı yoksa diğer hayatı yaşayan insanın da "çok düşünen ve çok duygulu" olduğu iddiası bizi yanlışa götürür. Hayat insanın önüne şanslarıyla, talihsizlikleriyle, tesadüfleriyle, mutluluk ve üzüntüleriyle vs. çıkar; herkes bir şekilde payını alır. Bu tabloda mutlu anları toplayabilmek belki de işin püf noktasıdır...

    Not: Takiptekileri düzeltmek için buradan destek alabilirsin: http://kitap-evi.blogspot.com.tr/2014/01/blogger-destek-6-izleyiciler-widgetini.html

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. insan ayırmak çok becerebildiğim bir şey değildir aslında, en azından uygulamada, ama şu var; her insan birbiriyle iyi anlaşamaz, bununda belli nedenleri vardır ve bu nedenler bi sınıflandırma yada ayrıştırma olarak değerlendirirsek asıl o zaman bi yanlışa düşmüş oluruz bence. Sezen Aksu benim için duygudur ve orda şahsından ya da sanatçılığından öte duyguyu tanımlamak için kullanılmıştır. öyle işte :))

      teşekkür ederim not için, hemen inceliyorum..

      Sil
    2. geldi izleyiciler geri, çok teşekkürler :))

      Sil
  4. Bir arkadaşım, küçücük kızının yaptıklarını anlatırken. "maaşallah, ne kadar akıllı; büyüyünce feci bir şey olacak" demiştim de bana şöyle söylemişti..
    "Çok akıllı, çok zeki ya da çok başarılı olmasını istemiyorum... Normal olsun, az acı çeksin, az farkındalık yaşasın"
    duyduğum günden beri etkisinden kurtulamadığım bir cümle...
    ne olurdu, "normal" olabilsek...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ne kadar aklı başında istek, tebrikler. Aileler çocuğum doktor olsun, mühendis olsun gibi isteklerden başını kaldırıp gerçekleri göremez olmuşlar. Oysa gün geçtikçe insanların üstüne daha bi kara bulut gibi çöken ve çökmeye devam eden bi mutsuzluk var, bi memnuniyetsizlik var. Dolayısıyla gerçekten insanların bunla mücadele etmesi lazım...

      Sil