15 Nisan 2009

HERŞEY AYNI..


Hayatın bütün getirilerinden kendimi soyutlamak için çıktım ben bu yola aslında. Biliyordum bu yol geçmiş zamanda gittiğim yoldu, ama bilmiyordum aynı yolun bu kadar acı vereceğini, eskisinden daha efkarlı olacağını. Yaşamak gerekiyormuş evet, yaşıyorum şimdi de daha kaç zaman gider bu durum bilinmez..

Bıraktığım gibiymiş herşey demiştim geçmiş zamanın birinde. O zamanlar efkarım tazeymiş, sezemedim bu kadar büyüyeceğini, kocaman olacağını. Şimdi sıradanlaştırmaya çalıştıkça hayatımı, yaşadıklarımı daha çok büyüyor karşımda imkansızlarım. Bir tek umudum var elimde, son bir umudum, tam orda bulutların kenarında. Şimdi arada ona bakıp kendimi avutuyorum ama bu ne zamana kadar devam eder onu da bilmiyorum..

Oysa ne kadar çok şey değişti dünden bugüne (gözden ırak olan gönülden de ırak olur muydu? yine cevap versene). Ben çok büyüttüm içimdekileri, baştada söyledim kocaman yaptım ama dünden daha az dayanıklıyım, gücümü yitirdim. Şimdi ya da birazdan telefonum çalacak, sen arayacaksın. Ve sonra batarya zayıf yazısı çıkacak. Bu aralar bana benzedi bu telefon, durmadan şarj olmak istiyor... Sahi telefonun şarj makinesi burda da benim şarj makinem nerde?

gereksiz yazar/15.04.2009

4 yorum:

  1. bu ruh hali zor galiba.... aslında bilindik... ama yaşarken daha zor... sonra geçer gibi olunca tarifi bile olmuyor ama tam içindeyken ... o an biliyorsun ki zor....
    ne zmana geeçer....? kim bilir...
    insan ruhu..gönlü... kalbi... sanki elmas gibi geliyor bana...
    hani çizilince... bi daha tamir olmayan ve ruh üzerinde sonsuza dek o çizik taşınıyor sanki....
    haaaa şu var ki..
    belli süre sonra o çiziği görmeye alışıyorsun belki ama ...sadece aıştığın için umursa mıyorsun.... ama aslında o hep orda kalıyor sanki....
    ve en önemlisi .. çocukluğumuza yaklaştıkca yaşananlar unutulması kolay oluyor...
    mesela orta okulda çok sevmekle....
    lisede çok sevmek....
    üniversitede yada 30 yaşında sevmek çok farklı şeyler... bunu biliyorum... hepsi giderek zorlaşıyor...:S... ve şarz tutmaz oluyor belki insan.....
    unuta bilmek öyle bir lütuf ki ....
    umarım acılarımız hafifler... hepimizin...
    herşeyin bi anda güzele dönmesi her an mümkün inşallah öylede olur....
    sağlıcakla...

    YanıtlaSil
  2. sıkışıp kalmakla geçmiş ile geleceğin arasına sana gelenleri bile anlamıyorsun,anlamak istemiyorsun,bunca istemezken bakıyorsun ki bir büyük düşün yada bir kabusun içinde kalmışsın bile,görmek istemediğin,uyanmaya çalıştığın bu düş ya da kabus yakarken canını amansız,tek bildiğin içine saplanıp kalan o derin duygudur,tıpkı bir kanser gibi tüm tedavilerin cevapsız kaldığı kendine bile yardım edemediğin hergün acısı artan ayak parmaklarına kadar seni uyuşturan yaşarken öldüğünü hissettiren o kanser...canımı o kadar da yakamaz derken ince ince seni azaltan ve aynaya baktığında bittiğini önce gözlerinde sana anlatan anlamsız ama onunla anlamını bulan o acı duygudur işte,kurtulmak isterken her defasında yolu onunla kesişip yine ve yenidene ona dönen,günü geceye,geceyi kabusa çeviren yok oluşlardı onunla gelen,belki bir mucize beklemeye başlarsın hayattan karşına çıktığında ise buldum dersin oysa o mucizeye sarıldığında ise geçen günler gösterir ki oda canını yakacaktır,paylaşmanın,diğer insanların,yalnız sana ait olmayışların arasında sıkışıp kalarak,mucizene sarılıp aydınlığa çıkmaya çalışırkende bakacaksın yine aslında o aydınlık senin karanlıkla yarattığın bir aydınlıktır ve bu acı gerçekte her acı gerçek gibi yüzüne inecektir tokat gibi..
    kim istemez ki karanlığa düştüğümüz yerde hepimiz bir mucize bulsak da sarılıp çıksak,kim istemez ki acılardan arınıp güneşi yalın haliyle gülen gözlerle karşılamak,kim istemez ki bunca yanmadan hayatı yaşamak ve kim istemez ki yalnızca suni tenefüsler olmadan nefes alabilmek...
    dilerim birgün geröekten yaşamayı ve nefes almayı başarabiliriz....

    YanıtlaSil
  3. Her cümlesi duygu dolu, anlam dolu, gerçek dolu mükemmel bir post...
    İnsan yıllarla beraber daha bir olgunlaşır, durgunlaşır diye boşuna demiyorlar.Bu durgunluğun nedeni aslında, güçlükler karşısında gösterilebilecek direncin zayıflığı olsa gerek.Tıpkı yaşla beraber kemiklerin direncini yitirerek daha çabuk kırılabilmesi ve eskisi gibi çabuk kaynayamaması gibi.
    Lakin zamanın insana kazandırdığı birşey var. O da deneyim. Kırılacak, zorlanacak durumları fark edebilme ve delikanlılıkta gösterilen o cesaretin aksine, daha temkinli olabilme.
    Güzel bir haftasonu dilerim...

    YanıtlaSil
  4. diyecek kelime bulamıyorum.yüreğine sağlık.umarım hayat sana herzaman güler.

    YanıtlaSil