8 Mart 2009

SABAHA ÇOK VAR


Az zaman kaldı güneşin doğuşuna. Sahi güneş hangi saatlerde doğuyordu, unuttum. Çok zamandır izlemiyorum; ne doğuşunu, ne batışını. Zaten çok zamandır, geçmişte büyük heyecanla karşıladığım güzelliklere uzağım. Hiçbir şeyi olağan güzelliğiyle seyreyleyemiyorum. Bi bezginim, bi bıkkınım. Hep zamana atıyoruz topu, gerçekten zaman bu kadar suçlu mu?

İçimde hep bir ses var. Hep özlüyorum, hep birini özlüyorum, hep birşeyi özlüyorum ama adını koyamıyorum işte. Yılgınım artık, herşeyi kusasım geliyor ve kendimi ifade etmek için kelimeleri toparlayamıyorum, anlamlı cümleler kuramıyorum. Klavyeye olanca gücümle saldırmak istiyorum ( hadi artık, gerçeği dökelim kelimelere).

Şimdi daha az zaman kaldı güneşin doğuşuna. Beklesem bulutlar izin verir mi dersiniz. Bulutlar izin verse, eskisi kadar anlamlı olur mu bu seyir ya da ben eskiye dönebilir miyim? En güzeli bir sigara daha içip, güne veda etmek. Heyecanını yitirmiş bir adamın ne işi var güneşler, ayla...

gereksiz yazar/08.03.2009

1 yorum:

  1. Bazen, bir yeri gün aydınlığında gördüğümde bir gece önce orda oturduğumu anımsıyorum gecenin olgunluğu yerini gündüzün çocukluğuna bırakmış işte o özlediğimiz çocukluğumuz aslında hergün istesekte istemesekte bizi karşılıyor.

    YanıtlaSil