24 Ağustos 2014

YARISI...

Bi pazar sabahı, tadına alışmışken hayatın ve yüzünü buruştura buruştura fotoğrafını çekerken; göbeğini içine çekmiş, gergin poz veren soyut bi ...

Ve sevdiklerinle, hasından ve yeni bi özçekim eyleminin başarısızlığının hüznü ya da siniri en çok, ki, özünde sevgi eksikliği var bütün bunların, bilirsin..

Sonra herhangi bi sabah, şöyle umutlu bi sonbahardan kalma sanki; bi romantik sarı, bi hüzünlü sarı, bi acayip sarı. Velhasıl, bi türlü yazılamayan o umutlu hikâye..

Bir de bizim saatlerimiz hep eksik, olağan her insana bahşedilen 24 saatin yarısı gizli, yarısı ahlaksız bi hikâye, bunu da bilirsin..

Sonra en çok, ibneleştirilen hayat hikâyeleri, yok pardon, biraz daha gerçekçi.

Ya da en güzeli...

Ne demiştik; 24 saatin en az yarısı ibne.

cem ben

4 yorum: