17 Şubat 2014

KİM O?

Işıkları kararttığım çok olmuştur ya da günü bitirmek için olmayacak zamanlarda bi köşeye kıvrılıp uyuduğum. Çok sevilesi, gerçeği aratmayan rüyalarım, özüm gibi durmadan geçmişte takılıp kalan bi dolu gerçeğim...

Hiç mütevazi olmayan, kendi karanlığında başıboş bırakılmış ümitleri düşün bi, hangi kapıyı çalacağını bilmeyen, yüzünü hiç güldürmeyecek ama hep olan, ziline basıp kaçan, saat başı üstelik...

Tadı yok bu kışın, sen de biliyorsun. Ki hiç olmadığın halde hayatımda bi "sen" olmasının vahametini anlatamam ya da anlayamazsın. Mesela göz rengin yok, saç rengin yok ve hatta saçın yok, boyun kilon ad' ın san' ın, hiçbir şeyin yok ortada, muamma bi "sen" den başka...

Düşün ki, olmayacak zamanlarda kapı zilimi çalan umutlarda hep senden yana, olmayandan...

Ve yine düşün ki, aynı günlerin seyrindeyim. Yüksek bi tepeye oturmuş karadenizi seyreder gibi seyrediyorum hayatı ve çok uzaktan, bütün karanlığına rağmen görüyorum bi dolu gerçeği de, kendime anlatamıyorum. Oysa, hiç gelmeyecek ve bütün huzurumu yüklediğim bi beden beklediğim, boşu boşuna... Çok uzaktan, seyrindeyken hayatımı gördüğüm silüetler oluyor ve bana dönüp el sallıyorlar da, hiçbir detayını göremiyorum.. yine benim kapımdalar, umutla sarmaş dolaş zilime basıp, usulca kayboluyorlar...

Kim o? 
Kim o?
Kim o?

sessizlik...

cem ben..

4 yorum:

  1. :) Çok tanıdık...
    Ben bazen o "sen" e suret eklemeyi başarıyorum. Ama tavsiye etmem. :) :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben uğraşmıyorum bunun için. Suret olacak olanla bi gün karşılaşırım zahir :))

      Sil
  2. beklemek kadar acı bir durum yok.
    ama ben inatla beklemekteyim.
    bakalım ne olacak? :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ara sıra acı şiddetini arttırsa da, zamanla sükunetle bekletmeyi öğretiyor hayat. Zaten başka da yol yok...

      Sil