5 Kasım 2013

KISACA ÖLDÜ - 2

Biri fişi çekti artık. Beyin ölümü gerçekleşeli çok olmuştu da, vicdani huzura kurban edilmişti kalbi; makineyle, zorla kan pompalıyordu beynine...

Elleri yanda, yüzü morarmış ama kalbi atıyor, hala..

Yüzünde bi ifade; geçmişten kalan bi anı, acı..  belki..

Çiçekleri vardı, bahçe katında oturuyordu bir zamanlar. Sonra yığınla hüznü; mutfakta, banyoda, oturma odasında vs. Yalnızlığı da ne çok seviyordu, kahrolası...

Makarna ve tavuk severdi en çok, yağsız tuzsuz ve her gün spor yapardı, mutluluk hormonu salgılıyor(muş), ihtimal. Sonra çiçeklerden kırmızı gül, içeceklerden su en çok, ha bir de fotoğraflar...

Ne fark eder ki, neticede bi sabah ya da gece, sessiz sedasız öldü ve fişi çekilmeden önceki ilk ölümüydü bu...

cem ben

14 yorum:

  1. Birilerinin fişi çekilmişse zaten o kişi fişi çekenin kalbinde hiç şarj etmemiştir, ve o kişinin hayatına mal olmuş olabilir, ailesi çocukları o kişiden mahrum kalıyordur. İnsan hayatında bir kere olsun dürüstlük gösterip kalbinde yeri olduğunu düşünerek yaşama tutunmaya çalışan ların hayatıyla oynamak yerine gerçekte hiç olmadığını yani sevilmediğini söyleyebilmeli ki o zaman vicdanı rahatlayıp kan pompalayabilsin aksi halde yaşadığı süre vicdan azabını çok pahalı ödeyeceğini düşünmesi gerekir.Çünkü imkansızlıklar içinde de olsa sevgi uzaktan dahi olsa yaşama umududur. Kimse kimsenin yaşama umudunu çalmaya hakkı olmadığını bilmelidir ,öyle değilmi?
    Saadet Ş.

    YanıtlaSil
  2. Sevmekle ilgili bir şey anlatılmıyor yazıda.

    YanıtlaSil
  3. İnsan hayatında çok kere hoşlanır ama bir kez aşık olur,sevgiyle aşkı karıştırmamalı.Bir zamanlar''sen bile seni sevmekten vazgeçiremezsin''diyenler bir kaç zaman sonra çukulatadan bir kalbin sağına soluna ''sana ...'im feda''yazıyorsa çukulata yendiğinde o sevgininde eriyip gideceğini bilmelidir ,öte yanda kızgınlıklara,kırgınlıklara,aldatılmaya,kandırılmaya,ağız dolusu en çirkin hakaretlere rağmen içi kan dolaşan damarları yerine aşk dolu bir kalp taşıyorsa düşünmek gerekir.Bunu da ancak seven anlayabilir.Asıl düşündüren ve evlat acısı gibi insanın içine oturan bağzı sözlerdir.Öyle ya ''nikahlımmısın,karımmısın,sevgilimmisin sen benim neyimsin hiç birşeyim değilsin ''diyenler neden hala inkar etme saklama gereği duyarlar ki?anlam verilemez.
    Sevmekle ,ilgisi olmuş olmamış fark etmez Cem,yazmış olduğun bu yazı aracılığı ile içimi dökmüş oldum kusura bakma.
    Hayat çok acımasız yaşayanlarda.Saadet

    YanıtlaSil
  4. Cok guzel bi yazi olmus cem..yazilarini ozledim zaman bulsam okuyacagim
    Iyi gunlerr

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hep bi hayat telaşı, hepimizde...

      teşekkür ediyorum :)

      Sil
    2. katiplik kursu- okul -kpss kursu :(
      Yasamayi unuttum

      Sil
    3. umarım başarılı olursun hepsinde .

      Sil
  5. her şeyi arkamızda bırakarak, en sevdiklerimizi ve sevdiğimiz şeyleri, aynen böyle sessiz sedasız çekip gidicez biz de bir gün.. kim bilir neler neler kalacak geride yarım kalan.. ve de ruhumuzda belki de..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunun çok acımasız olduğunu düşünürüm bazen, bazen olağanlaştırırım durumu... ama hep bi "eksik kalma" ağrısı çekerim.

      Sil
  6. İçim daraldı desem... Ölüm korkusu mu desen değil. Bu gerçekle yaşıyoruz zaten. Herkes geride bir şey bırakma derdinde...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bundan bir kaç ay evvel böyle bir yazıyı kimse bana yazdıramazdı Semi. O korkudan yani ama artık yüzleştim belki ya da bıktım bilmiyorum.

      Sil
  7. Ölmek.. tek başına bir eylem olmalı. Ve tek bir kere olmalı ki, demem o ki, tadına varılsın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. işte bazen bırakmıyor vicdanlar...

      Sil