14 Ocak 2010

ÇOKTAN (...) SEÇMELİ

Çok benzer zamanlardı. Sokak ortası fantazisini olağanlaştırmaya çalışıyorduk sanki. Sanki aşkı sessizce, kendi içimizde yaşıyorduk karşılıklı. Ahlaksızlıklarımız bizi yorduğunda, aşkla değil, pişmanlıkla bakıyorduk birbirimize. Oysa aşktı bunun adı biz lekelemeden önce.

Aynı zamanda düştük yollara, aynı yol ayrımında kesişti yollarımız. Dibine vurduk hayatın devamında sanki, dünyayı tersine döndürdük karanlıklarda...

Ve sen daha zayıftın , ve sen daha insandın, henüz resmi üniformalara bürünmemiştin. Vurdulu kırdılı karmaşık ilişkiler ağını örüyorduk farkına varmadan, farkına varmadan harcıyorduk birbirimizi.

Farkına varmadan pişman olmayı öğreniyorduk, öğrendikçe ahlaksızlaşıyorduk, ahlaksızlaştıkça harcanıyorduk...

Şimdi hiç pişman olmadan, en ahlaksız halimizle bittik...

Sahi aşkı ne lekeledi?

a)...
b)...
c)...
d)hiçbiri


gereksiz adam

3 yorum:

  1. bittik. bu bitişin başladığı yerde bir şeyi öğremiştik artık. Aşkınne olduğunu öğrenememiş olsak da ne olmadığını biliyorduk artık.

    YanıtlaSil
  2. aşk çoğaltırken her şeyi, biz aşkın adını kullanıp eksiltiyoruz sadece hem kendimizi hem de karşımızdakini...

    YanıtlaSil
  3. @leyla

    ama ondan geri duramıyorduk.

    @beenmaya

    aşkı biz imkansızlaştırıyoruz öyle mi? az çok imkansız olmasa acaba o aşk olur mu?

    YanıtlaSil