Uyuduysak yorgunluktan be cancağızım
Yoksa unutmuş değiliz yıldızların büyüsünü
Bir de şiir tutturmuşuz, en sadesinden:
bir Orhan Veli' ye, bir de kargalarına küsmüşüz.
Uyuduysak yorgunluktan be cancağızım
Yoksa unutmuş değiliz yıldızların büyüsünü.
Cem ben
Siyahın en koyu tonuydu ayrılık. Hiç utanmadan ve tek bi fotoğraf karesi bırakmadan gittiler dünyadan ölenler. cem ben..
12 Mayıs 2016
15 Ocak 2016
ANLAMAK DEDİKLERİ
''Bu vatandaşı en iyi ben anlarım bence!'' dedi, bovling topunu
lobutlara atarken tavanı çökerten vatandaşın videosunu izledikten hemen sonra,
ve devam etti:
''Zaten bir başkasının, benim o çocuğu ne kadar anlayacağıma
dair söylemi havada kalır ya da benim
kişileri anlama oranımı, bir başkasının ölçmesi, bildiğimiz soyutluktan daha uzak bir girişim olurdu'' dedi,
cümledeki ''bence'' kelimesine burun kıvırarak.
Sezen çalıyordu; ben öyle birini sevdim ki, bi nevi intihardı…
Karadenizde, iş yerinde, odasında, koltuğunda vs.
Ve bütün anlamını yitirmişken Cuma,
Ve malum, terörden çocuklar ölürken ülkede, dünyada…
''O vatandaşı en iyi ben anlarım dedi, olduğu yerde!
cem ben
25 Ekim 2015
YAŞAMAK
İçinde makul bi nefret,
çok zamandır,
yalnızlık belirtileriyle...
Ve çok zamandır,
ciğeri delen bi keman sesi,
ve bilinmez bi ülkenin folklorik müziğiyle
...
çok zamandır,
içinde makul bi öfke
içinde makul bi öfke
ve diğerleriyle...
-yaşamak-
-yaşamak-
cem ben
23 Temmuz 2015
YA DA
Biraz kilo aldı belki,
Evini değiştirdi ya da,
Ve yeni arkadaşlar edindi,
Ya da öldü!..
Kim bilir?
cem ben
26 Haziran 2015
BİZİM MEHMET
Bizim yan komşunun kiraz ağaçlarına dadanmıştık, âlâ.
Küçüktük zahir, fakat beylik laflarımız cebimizde; hayat pek acı!..
Evin sokağının ilk köşesinde oturan arkadaş, yazı adı Mehmet
Ve ağacın en yükseğinde hep onun çığlıkları: en büyük ben.
Çok zaman olmasa da ''Geçmiş zaman ramazanları'' söylemleri cebimizde
Bi belediyenin iftar cadırı,
bi mahallenin ortasında kocaman bir masa, geleneksel iftar şöleni ya da gösterişi
Bi komşuluk
bi yalnızlık bazı bazı
Velhasıl adını bile unuttuğumuz hayat hikayeleri yarı aklımızda
Yan komşunun kiraz ağacı en çok
Ve ''en büyük ben'' nidaları...
Ha bir de;
Bizim sokağın ilk köşesinde yaşanan umutlar ...
cem ben
2 Mart 2015
37.YILDA
Sezen söylemese de yeni bi Sezen şarkısı çalıyordu; kahrolası bilgisayar formatından hemen sonra, kısık sesle ve biriktirdiği onca şey bi anda yok olup gitmişken...
Hayalimizdi işte, aynı dilde yazılmış hüzünlü bi aşk hikâyesi tutturmuşken dilimize ve notalarını ezberlemişken bütün acıların uyumak ve gidip gelen elektriğin tesiriyle hafızasını sıfırlayan yeni model bi bilgisayar gibi tazecik uyanmak...
sadece hayâl
.....
Aynı şarkı kaçıncı kez çalıyordu kim bilir, karşı kanepede yığılmış kitaplar bana, ben bi bilgisayar ekranına bakarken yine fonda: Yanmışız aman, halimiz duman, yetmiyor zaman...
Velhasıl çok zamandır bi türlü birikmeyen bir kaç kelime, ertelediğim hayâl ve engel olamadığım rüyalar...
37. yılda...
cem ben
30 Kasım 2014
ÖLE ÖLE
Siyahın en koyu tonuydu ayrılık...
Hiç utanmadan ve tek bi fotoğraf karesi bırakmadan gittiler dünyadan, ölenler...
Gün ağarmadan evvel, son sevişme sonrası, biraz da gözyaşıyla,
vedalaşmadan,
sarılmaya doymadan,
hikâyeyi tamamlamadan,
ve hiç utanmadan gittiler dünyadan;
Öylece, sessiz sedasız
öle öle
...
...
cem ben
29 Eylül 2014
ÇOK ŞÜKÜR
Açık görüşlü, ne idüğü belirsiz bir dolu hayat kahramanımız var çok şükür. Biz de bütün aralıklardan sıyrılıp, biraz dünyevi biraz uhrevi bi görüş oluşturmaya çalışıyoruz, buna da şükür...
Ve fakat çok mazeretimiz var, olağan sağlıklı insan ihtiyaçları başlığı altına sığdırdığımız.
Oysa bir nevi vesika tutturmuşuz ruhumuzun eline, soyut...
Bi gece, yarı uykulu, bezgin ve ihtirasla ararken ruh eşimizi, ölüp gideceğiz; gözler yarı aralık, yüzünde eksik bir anlam, öylece katılaşacağız.
Açık görüşlü, ne idüğü belirsiz bi dolu ahlâksız kahramanımız var çok şükür, her birinin ortak ve açık bi diyalogu olan...
Cem ben
Ve fakat çok mazeretimiz var, olağan sağlıklı insan ihtiyaçları başlığı altına sığdırdığımız.
Oysa bir nevi vesika tutturmuşuz ruhumuzun eline, soyut...
Bi gece, yarı uykulu, bezgin ve ihtirasla ararken ruh eşimizi, ölüp gideceğiz; gözler yarı aralık, yüzünde eksik bir anlam, öylece katılaşacağız.
Açık görüşlü, ne idüğü belirsiz bi dolu ahlâksız kahramanımız var çok şükür, her birinin ortak ve açık bi diyalogu olan...
Cem ben
21 Eylül 2014
ÇÜNKÜ EYLÜL DE...
Çünkü eylül de turnalar gibi,
sarı gibi,
ayrılık gibi,
romantik bi film gibi
sezen şarkısı gibi
sebepsiz yere hüzünlü...
cem ben
16 Eylül 2014
ZUHAL OLCAY ÇALIYORDU.
Zuhal Olcay çalıyordu, aylardan eylül, günlerden...
-unutuldu-
Sıradan sonbahar hüznü gibiydi, üstünde maneviyatını kaybetmiş bi zevkin ağırlığı;
git gel, git gel...
Sonra gözlerinde bi umut, bi aşk, bi merhamet, kahrolası, masum bi anlam ararken, sarsılarak ve nefes nefese...
Zuhal Olcay çalıyordu, durmadan ve yasal yollardan dinliyorduk bütün ahlaksızlıkları.
Ve artık, sıradan bi sonbahar hüznünden çok...
-unutuldu-
-unutuldu-
cem ben
ve dinlediği şarkıları, günü, ahlakı unutan..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)