Benim adil sükunetim;
masa başı, dört başı mamur,
gece yarısı adaletim.
Dilinde beyhude umut türküsü,
gözünde fer;
Ha gitti ha gidecek,
beyhude... keder!..
Benim adi sükunetim
Masa başı, dört başı mamur
Hani bitecekse;
Ha geldi ha gelecek ecel.
Cem
Siyahın en koyu tonuydu ayrılık. Hiç utanmadan ve tek bi fotoğraf karesi bırakmadan gittiler dünyadan ölenler. cem ben..
6 Aralık 2018
12 Temmuz 2017
SUİZAN
Adına şiir yazardı utanmasa meczup
Çarmıha gerilirdi kelimeler, ah ne çare
Biraz tütün sarısı, biraz yoksul akşamlar;
Suizan bıraksa hidayete ererdi aşklar.
Bu zamanlar ki, pek günahkâr; onlara kanma
Roman da edepsiz, şiirden şarkıdan sonra
Bırak kağıdı kalemi ey pejmürde hayat
Yeni günahkâr hikâyeler yazma.
Adına şiir yazardı, utanmasa meczup
Çarmıha gerildi kelimeler, ah ne çare.
cem ben
Çarmıha gerilirdi kelimeler, ah ne çare
Biraz tütün sarısı, biraz yoksul akşamlar;
Suizan bıraksa hidayete ererdi aşklar.
Bu zamanlar ki, pek günahkâr; onlara kanma
Roman da edepsiz, şiirden şarkıdan sonra
Bırak kağıdı kalemi ey pejmürde hayat
Yeni günahkâr hikâyeler yazma.
Adına şiir yazardı, utanmasa meczup
Çarmıha gerildi kelimeler, ah ne çare.
cem ben
10 Aralık 2016
27 Kasım 2016
ECEL
Derinden, ince sesli bir ağıt
Mezar taşında heybetli unvanı
ölmek de neymiş şu kış gününde,
Bir utanmaz silah sesiyle.
cem ben
Mezar taşında heybetli unvanı
ölmek de neymiş şu kış gününde,
Bir utanmaz silah sesiyle.
cem ben
25 Kasım 2016
AĞUSTOS
23 ağustos sabahı uzun bir şiir yazarım belki,
Bir dolu umut anlatırım gri memleketine
ya da seni şikayet ederim yerli yersiz,
aynı parya kelimelerle
...
Kim bilir?
24 ağustos sabahı, bir dolu sen yazarım karadeniz' de
Bir dolu umut vesaire.
cem ben/2015
21 Kasım 2016
ZİYAN
Bu dört duvar,
bu yitip giden güneş,
sustukça artan karanlık...
Bu adı konulmamış mevsim,
bu tutulmuş köşe başları
bu bakışlar;
ziyan...
ah bu edepsiz gece,
bu eksik yıldızlar,
sessizlik,
ve diğerleriyle.
cem ben
bu yitip giden güneş,
sustukça artan karanlık...
Bu adı konulmamış mevsim,
bu tutulmuş köşe başları
bu bakışlar;
ziyan...
ah bu edepsiz gece,
bu eksik yıldızlar,
sessizlik,
ve diğerleriyle.
cem ben
13 Kasım 2016
PAVLOV, KÖPEĞİ ve DİĞERLERİ
Pavlov' un klasik koşullanma deneyinin sonucuna farklı bir bakış açısıyla bakan bazı otoriteler;
Bu deneyde şartlı reflekslendirilen, her zil çaldığında salyası akan köpek mi yoksa her zil çaldığında köpeğine yemek veren Pavlov mu?
Köpeği, Pavlov’u kandırıyor olabilir mi?
Kendi içinden ‘’Pavlov şartlandı, salya aktıkça bana yemek
veriyor’’ diyebilir mi?
veriyor’’ diyebilir mi?
Aslında şartlı reflekslendirilen köpek değil de, Pavlov olabilir mi?
diye devam eden şüphelerini ortaya koyuyorlar. Günümüzde insanlığın geldiği noktayı ve dünyaya barışı getirecekleri vaadinde olan sözde dünya lideri bazı ülkelerin yaptıklarını görünce, bu şüphelerin gerçek olma ihtimalinin yüksek olduğunu düşünmeden edemiyor insan. Sadece bu şüphelere göre, insanı şartlandıran etkenlerin her dönem değiştiği ancak, köpekle başlayan bu etkileşimde çok da yol katedilemediği söylenebilir.
cem ben
10 Ekim 2016
ALIŞKANLIKLAR
Hala hangi priz, hangi balkonun lambasını yakıyor çözemediysem,
penceremdeki karadeniz her defasında yabancı geliyorsa,
koridorlar dar...
ve her sabah aynı duvara çarpıyorsam uyanırkan
...
ah bu bedbaht alışkanlıklar.
cem ben
penceremdeki karadeniz her defasında yabancı geliyorsa,
koridorlar dar...
ve her sabah aynı duvara çarpıyorsam uyanırkan
...
ah bu bedbaht alışkanlıklar.
cem ben
9 Ekim 2016
GÜNAH
"Katli vacip" daha çok iki kelime, daha az anlam
Çok pratik çözümler üretilebilirdi oysa;
yağmurdan ve darağacından evvel,
yani yaşarken ölenler...
ve gidenlerin ardından,
Allah' a yakarırken yakın komşular
kalanlar hep sessiz,
cevapsız kaldı sorular...
cem ben
Çok pratik çözümler üretilebilirdi oysa;
yağmurdan ve darağacından evvel,
yani yaşarken ölenler...
ve gidenlerin ardından,
Allah' a yakarırken yakın komşular
kalanlar hep sessiz,
cevapsız kaldı sorular...
cem ben
6 Ekim 2016
SEN GİDİNCE
Sen gidince gün gidiyor zamansız
Tekerleklerini kaybediyor bütün sivil arabalar
Bir disiplin yükseliyor şehrin semalarında
Rengini unutuyor bütün kalabalıklar
Bütün zapturaptlar sensizliği gösteriyor
Gece uykuları biraz daha lacivert
Bu tekdüze hayatlar ne garip
Şehrin kalabalığına nispet ediyor.
Sen gidince gün gidiyor zamansız
ve bütün onurunu kaybediyor yalnızlıklar.
cem ben
Tekerleklerini kaybediyor bütün sivil arabalar
Bir disiplin yükseliyor şehrin semalarında
Rengini unutuyor bütün kalabalıklar
Bütün zapturaptlar sensizliği gösteriyor
Gece uykuları biraz daha lacivert
Bu tekdüze hayatlar ne garip
Şehrin kalabalığına nispet ediyor.
Sen gidince gün gidiyor zamansız
ve bütün onurunu kaybediyor yalnızlıklar.
cem ben
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)