31 Ocak 2013

MÜMKÜN MÜ?

Kurduğum düzenek iyi çalışırsa ve yeni bi huzur dalgası çalmazsa bu şehrin kapısını, birazdan her şey yok olmaya yüz tutar azar azar. Giriş çıkışı kapanır hayatın, bi cam fanus içine hapsolur hayaller. Fanus' un tanımında vardır "cam" zaten, o yüzdendir "bi cam fanus" söyleminde var olan çelişki.

Bütün pencerelerini örttüm dünyamın. Belirli bi kalıba yerleştirdim ağıtlarımı...

Bi akşam vakti, güneş battıktan hemen sonra, deniz coşmadan biraz önce...  Saatler kaçı gösteriyordu muamma, her saat kendi iradesinde resmediyordu belki de zamanı. Anlamsızdı cümleler şimdiki gibi, değişmeyen tek gerçekti soyut aşklar. Ki aşkın somutu vardır, gülme...

Ve

O akşam vakti, güneş battıktan hemen sonra, deniz coşmadan önce; terk edildi rüyaları. Rüyasız, riyakâr, riyasız, yalansız, dolansız...  Mümkün mü?

Bi akşam vakti, güneş battıktan hemen sonra, deniz coşmadan biraz önce, bütün pencerelerini örttüm dünyamın. Belirli bi kalıba yerleştirdim ağıtlarımı. Şimdi susmak...

MÜMKÜN MÜ?

cem ben

30 Ocak 2013

AKREP GİDİYOR, YELKOVAN GİDİYOR

Akrep gidiyor, yelkovan gidiyor, zaman akıyor şelale gibi; biri "dur" desin, olmaz mı?   Sis var bugün, hafiften yağmur yağıyor şakaklarıma, üzerimde parlıyor yağmur damlaları. Bir de saçlarıma ak düşüyor en arabeskinden, nasıl?..

Bu parfüm kokusu benim değil ya da yeni ya da kimin kokusu sinmiş üstüme ya da sessizlik ya da sus ya da biri "dur" desin zamana olmaz mı? Sağ elimi öne uzatmış, tek ayağı üzerinde yaşıyorum hayatı; bi balet gibi, balerin gibi, bale gibi, kendim gibi.....   değil.

ŞU şarkı bağırıyor, o şarkı çığlık çığlık, o kadın zamanın içerisinde, avazı çıktığı kadar bağırıyor; haberin yok ölüyorum. Sonra zaman akıyor, akrep ve yelkovan zırhlanmış ve dört nala koşturuyorlar birbirlerini ve zamana sıkışıp kalıyoruz...

HABERİN YOK, ÖLÜYORUM... AHH

Duvarda, kolumda, telefonumda, şehrin meydanında, radyoda, televizyonda... her yerde avaz avaz bağırıyor zaman, akıyorum gidiyorum terk ediyorum sizi. Haberiniz yok mu, ölüyor zaman avuçlarımızda;  

aciz, sıradan, anlamsız...

cem ben, 

29 Ocak 2013

RİVAYET; Bİ İHTİMAL

"Bahar da gelecek, bi ihtimal rivayet.
Yolun sonunda ki ağaç yine çiçeklenecek ve dahi yeşillenecek."

diye başlayıp kendini kandırabilecek kadar maharetli değilmiş bu beden. Kandırılmamayı öğreneli çok zaman oldu da kimseyi kandırdı mı hiç?  

Saat sabahın bi körü ya da körüydü. Gözlerini yarı aydınlık ve bulutlu, ve yağmurlu, ve hüzünlü, ve özlem dolu bi güne açtı, öyle diyor kayıtlar. Bir kaç cümle yazıp aklına, üstünü çizmesi kısa sürdü. 

Geçmiş zaman yazıları ya da uzak yazılar ya da hayal gücü yazılarını hiç sevmediğim gibi bi gerçek midemi bulandırdı; saat sabahın bi körü(ydü)...

Sürekli telefona tanıtım mesajları geldi, en son arayan numarayı görmeden açtı, açtığı, açıyordu, açabilir.  açmasa duymazdı şunu ;  kredi kartınızın limitini arttırmak......     defol git, gider misin, gitmelisin, ya bi s.git yaaa....

Aşktan bahsedemiyorum pardon, bahsedemiyormuş asıl buna pardon. Dur bi saniye "bahsedemiyordu" da olabilir lakin, tanımadığım sıfatlar! zan altında bırakıyor duygularımı. Herkes başrolümde maşallah, ben yardımcı oyuncu dahi olamıyorum kendi hayatımda; olamıyorum, olamıyordum, olamayabilmeihtimalimisevdim mi?..  lütfen, please...

cem ben


23 Ocak 2013

...

Huzur mu hüzün mü bilemedim!
belki de
hüzünlü bir huzurdur, kim bilir???

cem

22 Ocak 2013

ISIRIRIM GÖZÜNÜ

Yalpa yalpa yalpa, belden yukarısı yere paralel, kollar rahat bırakılmış ve yere 90 derece, ayaklar şu Paris moda haftasında boy gösteren en zayıf mankenlerden biraz daha yampiri yumpiri. Ben diyeyim "Noterdam' ın Kamburu" sen anla İstanbul bilmem kaçıncı noter v.s. Pozisyon bu, fonda Jazz bi müzik ( misal ŞU ) ve o müziğe uyum sağlayan o bedenle ıslak sokaklardasın.

İki gündür aynı boşvermişlikle, bir ona bir buna saldırıyorum ne ala...

& ısırırım gözünü
- hadi lennnn 

Amaaaaannn, tak tak tak tak vursunlar beni koparıp yalnıza mı koysunlar beni, heeeeeeeeeeyyyy amaaaaaaannn aaaaaaaaah amaaaaaaaağğğğğıııınnnn amaannnnn   dırırı dırırı dırırı

Ya da belde ceket, sağ tarafa doğru hafif, kollar açık sağ ayak önde ve aynı taraftaki kalça bi önde bi geride. yepppppp..

Geceden kaldım cınım, alkol kullanmıyorum, benim geceden kalmam uyku dengesizliği. falaaaannn falaaannn aaaaannnnnnn nnnnnn ..........

offff işim var yaaa

cem ben, oyna oyna oyna


21 Ocak 2013

(VURDUM)DUYMAZ

Benim Sükût' m boşvermişliğimden ve sukut-u hayallerimden kalmış bu bezginliğim. Kafiye olsun diye değil, aklıma ilk düşen kelimeler olduklarından bu yazılanlar.

Ve sabahta geceden kalma bi baş ağrısı, ve sabah sancılı. Şimdi nur topu gibi bi "umut" doğacak diye bekliyorum, nafile! umutta ki tırnak işareti ve nafilede ki ünlem boşa değil arkadaş...

Akşamdan başladım Şu şarkıyı dinlemeye. Bilsen nasıl bi acı sıkışmış gönlüme , de bilsen işte. Bilmezsin...

Dün rüyamda gördüm...  Ah nasıl bir boşluk o, ah nasıl karanlık ve kirli hayaller, ah sesim kısılıyor duymuyor musun?

Duymuyorsun değil mi?

Ki ben de işitmiyorum artık bazı sesleri, sadece karanlığa ve sessizliğe kulak kabartıyorum.

cem ben





 

19 Ocak 2013

GELİYORUM GÖZLERİNE

Şimdi denize doğru atıyorum adımlarımı;
seyirlik,
huzurluk,
sessizlik,
ben
ve
kaybettiklerim....

bir de,
alt alta
anlamsız kelimelerle
geliyorum
gözlerine
...

cem

18 Ocak 2013

TEMMUZ/20..

Temmuz/20..  
Günlerden Cuma 
Saat 12:00

Ben bi şiir yazdım; başlığı karanlıktı, içeriği karanlıktı, adı karanlıktı. 
Aylardan temmuz günlerden cumaydı. 
Oysa hava aydınlık, saat öğle vaktiydi...

Gözüm kamaştı karanlıktan o gün, öyle bi gün yoktu, belli ki hayaldi. 

Temmuz/20... 
Sardunyalar solmuştu ihtimal
kokusu yoktu burnumda
zaten şiirler de karanlık ve dahi anlamsızken. 
Ki,
Günlerden cuma, hayat şiir gibiydi oysa, lakin...

Gözüm kamaştı karanlıktan o gün, öyle bi gün yoktu, belli ki hayaldi.


cem ben

16 Ocak 2013

KARGALAR, NE OLUR ANNEME SÖYLEMEYİN

Ahmet Kaya dinledim boş ekrana bakarak, ardından Orhan Veli' nin "Bayram" adında şiirini okudum bir kaç kez ve "Kargalar, ne olur anneme söylemeyin!" kısmında hep aynı hüznü yaşadım, aynı çaresizliği hissettim, hep annem geldi aklıma, hep biraz daha yalnızlaştım.

                             Kargalar, ne olur anneme söylemeyin; küstüğümü!

Sonra insan sesleri karıştı aklıma, sonra sustu dünya, sonra;
"Biz en son hangi gün aşırı kendimiz olabildik acaba, hangi saat sadece kargalara dost olduk, hangi günden sonra yalnız kaldık bu kadar?" diye başladı sorular ya, hayrola!  

Kışın en ortasında, yazdan emanet güneş ve çam ağaçlarıyla, biraz daha hayattan uzak aklım ve O. Veli şiirleriyle....  gün...

Kargalar, ne olur anneme söylemeyin;.....!!

cem ben  





15 Ocak 2013

RASKOLNİKOV İŞ AŞK BIZZZTTT

"Raskolnikov evinden çıktı ve usulca kafasında kurduğu planı uygulamak için yola koyuldu" diye başlamasa da roman, benzer bi mantıkla ilerlediği söylenebilir. Şimdi "konumuzla ne alakası var" diye düşünmeyin, çünkü henüz ortada bi konumuz yok, dolayısıyla konumumuz... Şu an tek amacım "İnsan bazen Raskolnikov' a hak veriyor" diyebilmek. Başta kurduğum ıvır zıvır bi dolu cümle sırf bu yüzden, ki ben bu yüzden herkesten gidebilirim ve çok gitmişimdir. Üzülmek benim problemim evet...

İş hayatı karışıktır genelde, neticede insanın olduğu her mekan karışır; herkes iyidir, herkes melektir ama ortalıkta bi kötülük dolaşır biteviye. Zaten sırf bu yüzden içinden çıkılmaz durumun; herkes iyidir, herkes melektir vs.

Aşk hayatı desen ya da demesen, sussak "aşk" deyince karşılıklı da, raskolnikov' a sarılsak ya da içimizdeki çocuğa sarılalım. Bize insanı anlatacağı gibi bi rivayet mevcuttur;  Sezen Aksu ve Meral Okay tarafından yazılan, Sezen Aksu tarafından söylenen vs.

Bir de ne vardı günlük burç yorumlarında; iş, aşk..........  bızzzzzttt
sağlık..   çok şükür

Mabel Matiz yeni albüm çıkartmış bir de...

Makamıma oturma lütfen cınım...

offffffffffffffff  ben gider, koşar adım gider, Raskolnikov' a yetişeceğim. Suçumuz ve Cezamız neymiş görelim.

cem ben, Raskolnikov dostu olmaya aday