Siyahın en koyu tonuydu ayrılık. Hiç utanmadan ve tek bi fotoğraf karesi bırakmadan gittiler dünyadan ölenler. cem ben..
24 Şubat 2022
SAVAŞA HAYIR!
YETİNMEYİ BİLİR MİSİN?
“Büyüdüm, geliştim, olgunlaştım derken; ergenlik dönemi ve sonrasında yinelenen olaylar karşısında verdiğimiz tepkinin aynı olduğuyla yüzleşince anlıyorum ki, bir adım dahi yol alamamışım hayatta.” Aklımda bir süredir dolanan bu aymaz cümleyle yüzleştiğimde yine ve yeni bir platonik aşk karşısında sendelemeye başladığım günlerin başıydı. Bu sefer en masum tarafını yakalayıp, huzur adına kendime pay çıkartarak devam edecektim bir başıma aşk yaşamaya, bu yaştan sonra aksi de komik kaçardı. Bu yaşın, bu olgunluğun bana yüklediği bir misyon da olmalıydı bu anlamda: hayatı anlayarak, severek, özümseyerek ve olduğu gibi kabul etmek ya da olabildiği kadar ve bundan zevk alarak yaşamak. Dediğim gibi, başlarda yetinmeyi bilerek ve her anın tadını çıkartarak başladığım bu macerada da teklemeler daha fazlasını isteyerek başladı, devamı sendelemeden düşüşe geçme oldu ki 20’lerin başında yaşadığım her şeyle de yüzleşmiş oldum bu anlamda. Bu noktada, laftan anlamayan aşkın acısını bertaraf etmenin yollarını aramanın yanında, bunca yılı bir adım dahi yol alamadan geçirmiş olmanın da hayâl kırıklığını yaşarken buluyor insan kendini.
20 Şubat 2022
ÜNLÜLER ve FATURALARI
27 Aralık 2020
HAYAT EVE SIĞAR
Bir dağ başına yerleşip toprakla uğraşma fantezisi, yeni dünya düzeninin başımıza açtığı felaketlerden kurtuluş yolu oldu. Kurtuluşun sistemden ayrılmaktan geçtiğini savunan düşünür uyarısını, çarkın en büyük dişlisi olan sosyal medya üzerinden ''sistemden kaçın'' özet cümlesiyle yapıyor. Hadi buyrun... Ben yazıyı paylaşayım, siz beğenerek sistemden kaçın, bir sonraki aktiviteye kadar...
Ve bütün aktiviteleriniz öncesinde hes kodunuzu hazır bulundurun; malum, hayat eve sığar...
GÜN BATIMI FOTOĞRAFÇISI
Zorda kalığımızda sığındığımız bütün öğretilerden de illallah geldi, o bile en öğretilmiş haliyle geldi. Huzurlu zamanlarda vur patlasın çal oynasın, zelzelede Allah' a sığınan fani acziyeti de ilk cümlenin fotoğrafı. Bi koşu gerçeği ayıp gelseydi mahallenin en saygılısı olan bizim çocuk!..
Olmaz mı?
Suyunu çıkartana kadar güneşi batırıyor, her Allah' ın günü, saygısız...
19 Ekim 2020
KOMEDYA
Hep bi komedya;
Bütün olağanüstü rüyaların, uyandığında yaşattığı hayal kırıklığı gibi geçerken zaman... ne bedbaht sahne...
Yaşadıkça ya da büyüdükçe eksilen ve hatta yok olan duyguların arkasından bakarken insan; oysa bu şiirde, şarkıda ya da trajedide ağlamasa da ağırlaşacaktı adam.
Hay aksi!..
Hukukun değil hukukçunun üstün olduğu şehrin çift şeritli asfalt yollarında giderken (m)adam, makul bir edayla hapsetti düşüncelerini; dişlerini göstermeden gülerek ki, bütün resmi başvurularda kullanılan fotoğraflarda dişler gözükmemeli, yasak... Delinen yasakları hangi mahkeme makûl karşılar, haşa...
Hep bi tragedya;
Hangi eylem karşısında hangi tepkinin verileceği bir kısım "kendini bilen" tarafından yazılı olmadan yasalaştırıldı tabi; kahkahayla gülen kadın mı daha günahkardı, yüksek sesle ağlayan erkek mi?
"Kendini bilen" bilir, olmadı bir üst mahkeme bilir, boşu boşuna...
Söyleyeceklerim bu kadar...
...
11 Ocak 2019
AKDENİZ' DE...
26 Aralık 2018
Hepsi Geçecek
Dünya üç günlük , bu çok sahi ve herkesin bir şekilde meselesi var hayatla; çağın hastalığı mutsuzluk, o yüzden kimseye gereksiz yük yüklememeli. Ölümün olduğu dünyada kazanç odaklı her haksız eylem, söylem, girişim nafile. Hem neden sonra böyle anlayışsız bir topluluk olduk ya da hep mi böyleydik kestiremiyor insan, ki bu çok da lazım değil artık; gitti giden...
Ne kadar kavga o kadar kazanç önermesinin kabul gördüğü ve nezaketin anlamının yeniden şekillendiği bu ortamda çok şey istiyormuş gibi olmanın algısı da ayrı bir kaos tabi.
Dedik ya dünya üç günlük, sonra hepsi geçecek.
Cem
6 Aralık 2018
Benim Adi(l) Sükunetim
masa başı, dört başı mamur,
gece yarısı adaletim.
Dilinde beyhude umut türküsü,
gözünde fer;
Ha gitti ha gidecek,
beyhude... keder!..
Benim adi sükunetim
Masa başı, dört başı mamur
Hani bitecekse;
Ha geldi ha gelecek ecel.
Cem
12 Temmuz 2017
SUİZAN
Çarmıha gerilirdi kelimeler, ah ne çare
Biraz tütün sarısı, biraz yoksul akşamlar;
Suizan bıraksa hidayete ererdi aşklar.
Bu zamanlar ki, pek günahkâr; onlara kanma
Roman da edepsiz, şiirden şarkıdan sonra
Bırak kağıdı kalemi ey pejmürde hayat
Yeni günahkâr hikâyeler yazma.
Adına şiir yazardı, utanmasa meczup
Çarmıha gerildi kelimeler, ah ne çare.
cem ben