23 Ekim 2013

YOKSA SİZ DE..?

Ne kadar çok benziyorsunuz,
gece yarısı sessizliğime. 
Yoksa siz de aynı tenhada, 
göz göre göre kaybettigim misiniz?

En çok ilk gece utangaçlığınız aklımda
Sola bakıp yutkunurken gördüm boğazınızı
ah olsaydınız yanımda
bütünüyle öpülesiydi yanaklarınız.

Bir de bakışlarınız vardı buğulu
Aynı geceydi, ağlamış mıydınız?
ah o sorular ne kadar da ağrılı
Bilirim aynı cevapsız zamanlardansınız.

Ne kadar çok benziyorsunuz,
gece yarısı sessizliğime.
Yoksa siz de aynı kitapta,
Eksik kalmış bir şiir misiniz?

cem ben

22 Ekim 2013

BİRAZ KADIN VE ERKEK VE ....

Durun, kaldırın şu perdeleri geçmişi göremiyorum.

Üstümden koca bir hayat geçmiş; ağdalı, ağlak ve biraz kadın, ve erkek, ve homoseksuel. Bu yüzdendir belki bağlaçlardan önce virgül kullanmışlığım.

Kış ortası,  penceresi açık yatak odasında, yabancı bi bedenle, ateşli bi sevişme sonrası pişmanlığı, yorgunluğu, hüznü var hayatın bütününde...Benim hayatımın ya da benim sandığım hayatın.

-Lütfen, kişiselleştirme cümleleri yazar, a pardon yazan; bu sen değilsin-

Ne diyorduk, şu kahrolası baş harflerin büyük olması kuralından nefret ediyor insan, hep bi öteki arayışı insanda, hep bi lider ve de liderlik sevdası.

Yine pardon, en son hayatımı beceriyordu hayallerim, dün gece evet. Sonra ayaklarımın üşüdüğünü ve alnımdaki ter damlalarını fark ettim;  ve çocukluğum...

"En çok çocukluğum düşüyordu aklıma ayaklarım üşüdüğünde." işte bu cümle, son zevkini aldı sabahın körü bedenimden, hırıltılarla ve nefes nefese bir finalll, mesai öncesi.. offff...

Siz bilmezsiniz, kaldırımsız şehrin hayali kaldırımlarında çıkılan gece seyahatlerini. Üstelik "unuttum" dediği gece, aynı kaldırımda hatırlananları. Oh bilmem kaçıncı kez pardon, hayatttt  bu kaçıncı orgazm üzerimde.

Ve oysa o kaldırım, çocukluğumda leblebi tozu aldığım bakkalın hemen önüydü, saftı, benimdi, çocukluğumdu. İşte bu yüzdendir belki, uyandığımda ayaklarımda hissettiğim soğukluk.

Hadi bi sürpriz, bi bot vs.

cem ben, 

19 Ekim 2013

ISLAK HAYAT

Aslında bi dolu taslak biriktirdim, bi dolu bağımsız cümle sakladım geceye. Aşktan bi haber, zorlama hayatlardan geçtim; yarı baygın, kuşkulu vs.

Şiirler yazdım, okuyup düz yazı sandığım şiirler yazdım. Bir de, yeni bakışlar aradım dün, önceki gün, daha önceki gün vs.

Eskiden kalma bi şarkı eşliğinde, yağmuruna aldırmadan daldım karadeniz'i seyre. Dün bulup çıkarttığım o acınası hayatlar ve dalgalı karadeniz, çamura bulanmış karadeniz...

Ve ne kadar kirlenmiş masum hayatlar...

Bu sabah, gözümü açar açmaz yağmura koştum. Camın arkasından fotoğrafını çektim ıslanmış hayatların. Sezen dinledim sonra, yine eksik hayatlara küfrettim ve aşktan yana umudumdan da vazgeçtim, ne ala...

Dün sabah, bu sabah ya da akşam ya da herhangi bir günün herhangi bir anında yeni fotoğraflar çektim kendime dair. Bazen soyundum, bazen giyindim ama en çok baktım, objektife baktım, sana baktım; yarı çıplak ya da anadan doğma ya da giyinik... ya da en çok giyindim, bi dolu deri geçirdim yüzüme, yüzümdeki ifadeyi sakladım vs.

Bu sabah, dün akşam ya da dün sabah bi güldüm, bi ağladım ama en çok unuttum. ya da unutmayı unuttum ama unuttum...

bu sabah, dün akşam ya da dün sabah en çok unuttum. 

ha bir de; bi iç çekiş, bi duygu sömürüsü ya da şefkât arayışı değil sadece hüzünlü bi baş ağrısı, hepsi bu... 

cem ben

11 Ekim 2013

GAYRİ RESMİ HESAPLARIM BEN ve DAHASI

Resmi İnstagram hesabım :)))  ;


İNSTAGRAM

gayri Resmi Twitter hesabım;


TWİTTER


Bir de face hesabım var gayri resmi ama donuk :))

line, wechat, kik, foursquare, messageme, chaton, whatsapp vs gibi bi dolu hesabım daha var hatta. :))

öyle yani, belirtmek istedim :))

10 Ekim 2013

YENİDEN ÇOCUKLUK

Çocukluğumda kaybolduğum, belki de daha da kendimi bulduğum, o hayali ücra, virane, karanlık, küf kokulu binada yaşadıklarım var ya...

Sen bilmezsin, saman balyalarının üstüne sırt üstü uzanıp kurduğum hayalleri. Gökyüzü siyah, gökyüzünde akrep.

Bir de nefesini omzumda hissetme hayalleri... Ah be insan.  Ne olurdu bi gün çıkıp gelseydin de, hayalimize baharı getirseydik. Dere boyu, ve yeşillik ve lay lay lom... el ele, ki sevmem sokakta böyle gezmeyi, zaten kurallar da kabul etmez heyhat.

Az önce girdiğim, köhne, duvarlarından boyası dökülmüş iş hanının kokusu var ya; hiç utanmadan, olduğum yerde, hayali saman balyalarına uzanıp, yeniden kaybolma sebebimdir. ve çocukluğum, siyah gökyüzü ve akrep...

cem ben ve simsiyah gökyüzü...  akrepler..

8 Ekim 2013

YAPMAYIN, SİZE DE OLMUŞTUR

Hani sizde de olmuştur öyle. Bi sabah karadeniz' den bıkarak uyanmışsınızıdır ya da ne bileyim...

ha misal, akşam serdiğiniz çarşafınız çok kirli gelmiştir.. ya da

eee.. göz çevrenizdeki çizgiler çok belirgindir bu sabah..

ne bileyim işte, anlayın.. hani ''eksik uyanmak'' diyeceğim de, klasikliğinden yana utancım...

Sonra her durakta birini sevmiş ve bi kısmıyla sevişmişsinizdir de her birine başka kelimeler emanet etmişsinizdir ve aynı sabah, hani şu karadenizden bıktığınız sabah kelimesiz uyanmışsınızdır.

Yapmayın, çok olmuştur bu, ahlâkını sorgulamayın...

Sonra, yine aynı sabah, çarşafınızın da kirlendiği ya da öyle sandığınız sabah, sevmediğiniz yakışıklı bi popçunun şarkısını açmışsınızdır son ses, sabah sabah bir de eşlik etmeye kalkmışsınızdır sözlerini bilmeden ve gece yarısı temizlik yapan komşuya inat...

yapmayın, olmuştur sizde de gözünüzde biriken damlaları, gündüz kremine zarar vermesin diye olduğu yerde bırakma çabası, o sabah; çarşafın kirli olduğu, eksik uyandığın  o sabah...

sonra, aynı sabahın akşamı, bi yazı yazmışsınızdır, noktalama işaretlerine küfrederek, büyük küçük harf kuralına tecavüz ederek, biraz da bıkarak işte, anla...

yapmayın, sizin de huzurluyum dediğiniz günün ertesi hayattan bıktığınız olmuştur, üstelik sevmediğiniz, yeni yetme, yakışıklı bi popçunun şarkısı eşliğinde...

cem ben, bu da o ŞARKI

7 Ekim 2013

YALAN DEĞİL

Bi hayâlle sevişmekten, aklımdan geçen sorulardan, griye dönen karadenizden ve dahasından...

Bi zamandır, her sabah dilime dolanan şükrüme eklediğim "Bugün çok güzel şeyler olacak." umut cümlesinden yana umutluyum heyhat. Hiç bir şey olmasa da, "nefes alıyorum bugün de" ya da "Yine karadeniz de uyandım ne mutlu" ya da benzeri avuntu cümleleriyle, ama avunmak için değil inanarak girdiğim aydınlık günlere yürüme maceram iyi gidiyor, çok şükür...

Biliyorum, biliyorsunuz ve herkes biliyor kirlendiğimizi. Bi kağıda düşülen aşk notlarının, birilerinin defterinin arasına sıkıştırıldığı günler de geride kaldı, çok farkındayız. İki kişilik aşk ve dolayısıyla aşkın öldüğü de söylenebilir, ki, hepimiz aynı derecede sebebiz buna ya da en suçlu benim ne ala.. ama umutluyum, ama ömürlük bir yol arkadaşım olacağından yana üstelik...

Hani karadeniz' in yağmurunda, bi elimde şemsiye diğerinde fotoğraf makinesi, deniz kenarında martı fotoğrafı yakalamak için uğraşan, gözlerindeki sert ifadeyi yakalayamayan, bunun için yeterli teçhizatı olmayan ama inatla iyi bi kare yakalamak için uğraşan ve bunu başaran azmimi hayatın kalanına yaydım.. huzurluyum...

yoo yalan değil...

Pazar bütün çirkinliğiyle, "şunu özle, yalnızlığına kahret, kendi sessizliğinde boğul" deyip, bunun için gereken bütün malzemeyi önüme sermiş olabilir. Tam uykuya dalarken, birilerinin hayâli dudağımdan öpmüş de olabilir ve yan taraftan Nazan Öncel "Gitme, kal bu şehirde" diye bağırıyor olabilir...

yoo yalan değil, huzurluyum...

O fotoğraf karesini yakaladıysam ben, martıları ürküttüğüm halde... 

Ha o ilk cümle mi?  

Pazarın çirkinliği...

cem ben, yoo yalan değil, gerçekten...

29 Eylül 2013

VESAİRE

Ah neresinden başlasak kelimeleri yasaklamaya ya da hayallerimizi biraz daha yazmaya bilinmez. Umutlarımızı öldürüp, kâbuslara daldığımız pazar sabahına küfrederek de başlayabilirdik değil mi?

ya da

16' lı yaşlarda tutulduğumuz ilk aşktan...  Sonrası aşıklara saygıydı en çok, ne hazin. Satılık bi beden gibi, ücreti aşk gibi... kızmayınız...

''Hep sevilmek istedim, daha çok sevileyim istedim'' derken ağlıyordu birisi bu sabah televizyonda. Ne hazin, ne hazin ah ne hazin bi itiraf.

''Hep sevilmek istedim, daha çok sevilmek istedim''    belki de bütün suç bu!!

Ha ne diyordum, biz en iyisi aşktan yana umudumuzu öldürerek başlasaydık ya pazara, o zaman rüyalarımızda birazdan yıkılacak o evlerin içinde olmazdık bi ihtimal, kâbus olmazdı, durmadan uyanmazdık, terlemezdik, ağlamazdık vs.  Hem o zaman O. Veli' nin harbe giden sarı saçlı çocuğu da yine öyle dönerdi geriye kim bilir...

Ah neresinden başlasam yazmaya?

Dimağımda olan bütün kelimeler hücum etmiş boğazıma bilsen. Ha çıktı ha çıkacaklar id-ego-süperegoyu takmadan da anlamlı bi cümle olamayacaklar, ondan endişem.

Ah kimse bilmez neden pazarları böyle küfre bulanır kalırım, neden Sezen dinlerim en çok, neden telefonumu kapatır sonra açarım, neden dolaşırım odaları. Kimse bilmez pazar sabahları bi yanım yokmus gibi uyanırım da bir kaç güne ancak tamamlarım kendimi ....

Ah neresinden başlasak umutları öldürmeye v.s.

vs
vs
vs

cem ben, günlerden pazar, üstelik sonbahardan bir pazar!

27 Eylül 2013

OLDUĞU KADAR

Ben,
sabah güneşine yaslayıp sırtımı
yüzümde sakladığım hayatlar
ve sildiğim bütün eksiklerle;
sonbahara inat,
baş ağrısına inat
hayatın hüznüne inat,
yürüyorum aynı yolu.
...........

yol istemem, yol arkadaşı istemem, aşk istemem, meşk istemem...
huzur, 
hüzün, 
kadın,
erkek,
dost,
düşman,
arkadaş

is 
te 
mem..

karadeniz' in dalgası, biraz Sezen, kahve yeter ihtimal.
...
cem ben, olduğu kadar ve o kadarla yetinen.

23 Eylül 2013

HANİ NE YAPSAN..

Bünyeye bulaşmış bi kere, hani ne yapsan...

Şükür, şükür, şükür

Ama ya karadeniz' in dağları, en tepedeki kayadan seyrederek güneşin batışını ve bi elinde kahve, hafta başı, ay başı, yıl başı. hani hüzün...

Şükür, şükür, şükür

Sezen çalar fonda, şu bacağına vura vura söylediği şarkı, konser kaydı; geçer geçer, daha öncekiler gibi...  Ağıt gibi teselli ve geçiyor da bize hep bir şey kalıyor gözüm, sonra biraz daha birikiyoruz, en son patlarız belki, kim bilir. Hani bir de ne yapsan...

Şükür, şükür, şükür.

Yine Yasin-i şerif okuyarak başlar gün, saat başı uyanma seanslarını saymazsak. Hani hep olur, kaybettiğin bir şeyi arar gibi uyanırsın da bulamazsın, kaldı ki, ne kaybettiğini de bilmezsin. Bi eksiklik, bi çaresizlik, bi...

Şükür şükür şükür

İnsanın aklı ve kalbiyle olan mücadeleyi kazanması belki de mutluluk. Hani başladıysa kavga, hani yine yalnızlık çöktüyse, hani yine mutsuz bittiyse hikâye, hani yine en çok üzülen sen olduysan, hani kaçtıysan, hani bıktıysan kendinden, hani en çok sevilmek istediysen, hani...

Şükür, şükür şükür

Cem ben, bu da Sezen konser kaydı ( TIK )