Hmmmmm hmmmm hmmmmmm ohummmm demeyeceğim, dersem taşlayın benii. Neyse evladım, gülme yazmaya konsantre olmaya çalışıyorum. O kadar evrak arasında size ben çiçek dağıttım, siz ohum ıhmm hommm diyorum diye kıs kıs gülün aranızda, çok ayıp, verin çiçeklerimi geri.
Bir de "kaldırım çiçeği" söylemi var ki sorma gitsin. İçi dolu iki kelam koyacaksak ortaya, buyrun benim size sunacağım iki kelam; kaldırım çiçeği. Sonradan biri almış kendilerini kullanmış olubilir, üstüne basmış çiğnemiş ve dahi onu lekelemiş olabilir ama ben kaldırım çiçeği söyleminin büyüsünden kendimi almayacağım. Hani şakayı bırak, böyle özel de bi söylemdir. "Ne alaka?" desene bana cesaretin varsa sevgili okuyucu ( ohuuuuuu çok kışkırtıcı olduuuuuu:)))...
Mümkünse, elinizde imkânınız varsa şu üzerimdeki evrakları bi kaldırsanız da nefes alsam ama bak mümkünse, değilse yormayın kendinizi de, mahallenin cabbar ve hatta çirkef sakini olup camınızı çerçevenizi dökeyim ve çiçekleri alayım elinizden de kalın gariban gibi ortada emi.
Yavrucuğum, kıymetli evlâdım, sakin yaşayacaksın, kasmayacaksın, huzuru ve mutluluğu bulduğun yerde kıstırıp yanağından makas alacaksın, seveceksin sevileceksin. Hadi herkes elele versin bakalım, "hepimiiiiizzzz bloggerııııızzz bu kavgaahahahahah heeeeeeyyyy hohohoho ne diyeeeeğğğğ" sevelim sayalım, sayılalım, sayım tutanakları nerdeydi ya, doğru saydık mı biz, bak o evraklar imzasız gibi, mührü de unutmuşsun çocuğum, kaç kere hatırlatacağım....
Gelin çiçek derelim, yollarıma serelimm... Bak capslock yap, shift 3 tuşuna bas ve a harfine bas ki şuna (â, ê ) erişebilesin. Ben öğrendim ya, durmadan yazıyorum :)
Az önce bloggerlar olarak elele vermiştik değil mi?
Aman bi roman çıkar bizden kesin, ne şahaneyiz abe canlarım.
Ya alsanıza şu evrakları üstümden..
cem ben, evraklarınaltındakalangül
Siyahın en koyu tonuydu ayrılık. Hiç utanmadan ve tek bi fotoğraf karesi bırakmadan gittiler dünyadan ölenler. cem ben..
7 Mart 2013
ÇİÇEKÇİ GELDİ HAAAAAAAAAAAĞĞĞNIM
Şimdi ben, sepeti koluma, kenarında kurdelesi olan şapkamı başıma takıp, bahar bahçemden açmış olması muhtemel papatyaları ve bilumum güzel kokulu ve görünüşlü çiçeklerimi toplayıp yerli yersiz evin acayip köşelerine serpeceğim, Üniversite yıllarında ve aptal aşık modunda gezerken odamı çiçeğe boğan şahsı muhteremi anarak.
Bu süreçte, tarafınıza ulaşacak bütün çiçekler bana ait olabilir, biline...
velhasıl; çiçekçi geldi haaaaannııııımmm..
cem ben, gelen çiçekçi. Gönül isterdi elbet gelen çiçeğin sahibi olmayı da...
Bu süreçte, tarafınıza ulaşacak bütün çiçekler bana ait olabilir, biline...
velhasıl; çiçekçi geldi haaaaannııııımmm..
cem ben, gelen çiçekçi. Gönül isterdi elbet gelen çiçeğin sahibi olmayı da...
6 Mart 2013
NOKTAYI HEP ÖNCEDEN...
Bi tünel miydi o?
Yok, kodesten kaçmak için açılan gibi değil, belki çok büyük fantastik bi yılanın açabileceği kadar. Boyumun bir misli ve labirent gibi. Bi insan konvoyunun ortalarındayım ve domuzdan bozma ayıların saldırgan olmayan korkularını yaşıyorum. Tenime değen, bütün tanınmaz canlılar aynı endişeyi uyandırıyor yüzümde, en çok da kalbim ağrıyor ve Karadenizimi özlüyorum.
Yeni pencereler var aklımın köşelerinde. Bazısı güven veriyor da aurasını çözemiyorum karşımdakinin, bazısı da...
Bu sabah, ilk paragraf sonrası ruh haliyle uyanıp, önceki günlere yenisini eklemek için işe koyuldum. Ekmek küflenmiş kahrolası ve hatta krem peynir yemeye yemeye... Bacaklarım ne kadar incelmiş heyhat ve biraz daha zayıflamaktan yana gönlüm, ya sonra...
Uzun cümleler ve dahi paragraflar, sayfalar... Bi zaman sonra anlamını yitirip, tek cümlede toplanıyor anlatacaklarım. Bu bakımdan suskunum, noktayı hep gerektiğinden önce koyuyorum.
cem ben.
5 Mart 2013
SANIRIM İYİLEŞTİM
Odanın ışığını hafif kısmalı, sonradan gördüm bu şekliyle avizeleri ya da bi gökkuşağı mum modasına uydurmalı romantizmi, her neyse... Bi ucunda hüzün, bi ucunda huzur olmalı en güzeli. Hani sevişmekten çok sarılmalı sevdiğine insan. Aşk olmlı, bi tarafa saklamalı zor zamanlar için ya da ölmeli be arkadaş, hiç uğruna....
Bi huzurum var enikonu, az zamandır. Sabah deniz bi başka kokuyor ve sarılıp öpesi geliyor insanın bulutları. Bir de nasıl ağız dolusu "günaydın" larım var, tam sevilmelik. Basın tonunu, müziğin sesini arttırıp dinlediğim disko müzikleri ve ... İki tur geçtiğim yolların da bir sebebi var elbet, saçı sakalı karışmış bi aptal aşık değilim nihayetinde de, ben senin selvi boyuna kanmadım bu böyle biline.
Bi huzurum var enikonu, az zamandır. Sabah deniz bi başka kokuyor ve sarılıp öpesi geliyor insanın bulutları. Bir de nasıl ağız dolusu "günaydın" larım var, tam sevilmelik. Basın tonunu, müziğin sesini arttırıp dinlediğim disko müzikleri ve ... İki tur geçtiğim yolların da bir sebebi var elbet, saçı sakalı karışmış bi aptal aşık değilim nihayetinde de, ben senin selvi boyuna kanmadım bu böyle biline.
Siz hiç, olmayacak bir şeye iyi duygular beslediniz mi?
ya da
Siz hiç köhne bi binanın en karanlığında göz kamaştıracak kadar büyülendiniz mi?
ya da
...
Dün akşamdan kalma bi dolu ümidim var, bugün üstüne yenilerini eklediğim. Bi dolu umudum var heyhat, size de lazım mı?
O ilacı bıraktım, sanırım tedavim tamam. Şimdi, cebimde bi dolu umudum, kendime yüklediğim değer ve daha huzurlu zamanlarla yürüyorum aynı yolları. Yaradana çok şükür, sanırım artık iyileştim.
cem ben,
MEĞERSE ÖKÜZ DEĞİL MALMIŞIM
Evet kıymetli arkadaşlarım ( kıymet kısmı tamamen yalakalıktan :)) postumuzun mevzusu benim mallığım üzerine olacaktır.
Dün yazdığım, edebiyat dünyasında çığır açacak "Uzun hava" konulu yazıma bırakılan yorumlardan birinde, kıymetli adsız arkadaşım tam olarak ya;
"sen gerçekten malsın" ya da "sen harbiden malsın" yazmış. Harbiden kelimesini kullanabileceğini sanmıyorum, harbi bi durum yok ortada malum. Neyse efem, çocuğun içinden gelmiş yazmış, yayınlamasam edepsizlik yapmış olurum dedim ve yayınladım, cevaben de "ne demek efenim, o sizin mallığınız" yazdım, adımla. Adım da "Cem" bu arada, bu bogun sahibiyim :))
Neyse efenim, ben bazı yazıları yazar sonra da silerim bilirsiniz. Bu uzun havayı daha yazarken sileceğim belliydi, millet okusun uzun havasını, bi keyiflensin bi hüzünlensin silerim artık dedim ( harbiden mal mıyım acaba?:))), sildim de... Lakin o arkadaşım yazdığı yoruma istinaden yazının silindiğini düşünüp hüzünlenir, üzülür, ince bir hastalığa yakalanır diye düşünerek yeni bir yazıda durumun altını çizmek istedim.
Sanal kahramanımmmmm, edeleli gaslı erkekimmmm ( adsız bi bayan da olabilirdi elbet ama ben buna ihtimal vermiyorum. Bu zekice!!!!! hareket bi erkekten gelebilir anca:))), cesur yüreklimmm teşekkür ediyorum güzel fikirlerin için.
Sonuç olarak, ben gerçekten malmışım arkadaşlar, söyleyeyim üstümde kalmasın :))
cem ben, meğerse öküz değil malmışım. Bi saniye ya, mal bi öküz de olabilirim. Neyse...
Dün yazdığım, edebiyat dünyasında çığır açacak "Uzun hava" konulu yazıma bırakılan yorumlardan birinde, kıymetli adsız arkadaşım tam olarak ya;
"sen gerçekten malsın" ya da "sen harbiden malsın" yazmış. Harbiden kelimesini kullanabileceğini sanmıyorum, harbi bi durum yok ortada malum. Neyse efem, çocuğun içinden gelmiş yazmış, yayınlamasam edepsizlik yapmış olurum dedim ve yayınladım, cevaben de "ne demek efenim, o sizin mallığınız" yazdım, adımla. Adım da "Cem" bu arada, bu bogun sahibiyim :))
Neyse efenim, ben bazı yazıları yazar sonra da silerim bilirsiniz. Bu uzun havayı daha yazarken sileceğim belliydi, millet okusun uzun havasını, bi keyiflensin bi hüzünlensin silerim artık dedim ( harbiden mal mıyım acaba?:))), sildim de... Lakin o arkadaşım yazdığı yoruma istinaden yazının silindiğini düşünüp hüzünlenir, üzülür, ince bir hastalığa yakalanır diye düşünerek yeni bir yazıda durumun altını çizmek istedim.
Sanal kahramanımmmmm, edeleli gaslı erkekimmmm ( adsız bi bayan da olabilirdi elbet ama ben buna ihtimal vermiyorum. Bu zekice!!!!! hareket bi erkekten gelebilir anca:))), cesur yüreklimmm teşekkür ediyorum güzel fikirlerin için.
Sonuç olarak, ben gerçekten malmışım arkadaşlar, söyleyeyim üstümde kalmasın :))
cem ben, meğerse öküz değil malmışım. Bi saniye ya, mal bi öküz de olabilirim. Neyse...
4 Mart 2013
ÇİÇEK BAHÇELERİNDEN SONRA
Aslında çiçek bahçelerinden birine girmiştim gün aşırı. Saat başı huzur geçiyordu, bahçeler arası patika yollardan. Çiçekler, böcekler, kelebekler, insanlar, huzur(lar)...
Müzik çalıyordu bangır bangır; bas ı yok, tizi yok, sesi yok. Sessiz sessiz, bangır bangır ve huzurla yükseliyordu gelincik tarlasının ortasından müzik, ruhum, bedenim. Mutluydu dünya, yarı yaşında aşıklar çalıyordu kapısını ama yine de mutluydu.
Patika yollardan sıyrılıp mahalle arası, sapa, dar sokaklarında yürürken buldu aklını. Elinde bir gelincik çiçeği, dilinde "kayıp şehrin şarkısı" , zemin kat penceresinde ismiyle müsemma bir yaşlı kadın ve bütününe yakışmayan küfürler; senin de, sülalenin de...
Bedenini sergilemekten ve çay içmekten sıkılmış haspam, çok belli. Sonra akranına hasret kalmış muhabbeti...
Harala gürele, bi hayat kavgası ya da kovalamacası; kaçan muamma, kovalayan muamma, hayat gibi.
Aslında çiçek bahçelerinden birine girmiştim gün aşırı, sonra...
cem ben
Müzik çalıyordu bangır bangır; bas ı yok, tizi yok, sesi yok. Sessiz sessiz, bangır bangır ve huzurla yükseliyordu gelincik tarlasının ortasından müzik, ruhum, bedenim. Mutluydu dünya, yarı yaşında aşıklar çalıyordu kapısını ama yine de mutluydu.
Patika yollardan sıyrılıp mahalle arası, sapa, dar sokaklarında yürürken buldu aklını. Elinde bir gelincik çiçeği, dilinde "kayıp şehrin şarkısı" , zemin kat penceresinde ismiyle müsemma bir yaşlı kadın ve bütününe yakışmayan küfürler; senin de, sülalenin de...
Bedenini sergilemekten ve çay içmekten sıkılmış haspam, çok belli. Sonra akranına hasret kalmış muhabbeti...
Harala gürele, bi hayat kavgası ya da kovalamacası; kaçan muamma, kovalayan muamma, hayat gibi.
Aslında çiçek bahçelerinden birine girmiştim gün aşırı, sonra...
cem ben
SUNAMM
Aman, amaaann ammaaaaann aaaağğğğğmmmaahaaaaaannnnnn
Gülünü gülünü almış da gidiyor sunaaaaaammm sunaaaaaaaammm suna kim ulaaaaagaaaaannnn.
Çiceği büzüşmüş, büzüşmüüüşş büzüşesice de aklınıı öptürmüüüüşşş tenhadaaaaaaa sunam sunam sunaaaaaaammm suna kimm ulaaaağaaaaannnnn
tey tey tey teyy
Nemli gözlerindeeeee gribal bi bakışş, ağlayıııış, gülü elinde sekerek gider sunaaaam sunaaam sunaaaam suna kim ulaaaaaaağaaaaan ulaaannn, hayyyy gözün kör olmasın...
vılılı lılı vıllı lılılılılı vıllııııııııııııııyyy
Susamış da köyün çeşmesine varamamış, yolu kesmişler hırçın davranmışlaaaaheeeeeeerrrrhehheheeeeerrr
Gülünü kurutmuşlar, dikenini batırmışlaaarrr sunaaam sunaaaam sunaaaaaaaaammm sunam kim ulağaaaaannnnn....
( Bir uzun hava okudunuz)
Şimdi efendim, malum bi gündür pzartesi. Atsan atılmaz satsan satılmaz o yüzden efkârlı bi yazı girmeyeceğim, şahane bi mim buldum, çok yaratıcı ve kesinlikle kimsenin aklına düşemeyecek kadar farklı. Konumuz;
Issız bir adaya düşseniz yanınıza alacağınız 4 (Dört) şey. Mimlediklerim; öncelikle Suna, sonra okuyan herkes ...
Fevkalâde bi mim oldu, ne kadar mikemmelim...
cem ben, fevkinin de fevkinde. du ısıracam kendimi...
3 Mart 2013
SONRA BEN Bİ ÖKÜZDÜM
Sonra ben bi öküzdüm, anlaşılmaz cümleler kurarak ''öküzüm'' diye bağırıyordum aslında. İlkbahar geliyor, arada bir anlayan çıkar da, bi yaylaya salar beni diye umud ediyordum. Derken olmadı... ha şu da var, ben ''derken'' yazarken aklımdan ''derkenar'' kelimesinin geçmesi ve bunu da buraya yazma isteğimi yok saymam, ceylanı kıstırmış bir aslanın, neden sonra avını bırakmas sonrası yaşayacağı hüznü gibidir. Bak misal ''sonra'' yazarım durmadan ve ve ya da bağlaçlarını da pek bi kullanırım, çünkü tenhada kalmışımdır, cümlede kaybolmuşumdur, anlamından sıyrılıyorumdur, gerçeklerin üstü açılmaya başlamıştır vs.
Sonra ben bi öküzdüm. Fotoğrafımı ekleyip ''hayvan gibi yakışıklıyım'' bile dedim anlayın beni diye. İşte o hayvan öküzdü, ben yine kimseye derdimi anlatamadım, üstelik ''neden resmini ekliyorsun, neyin peşindesin, ağını kurdun da insanları yahşi cazibeni kullanarak ağına mı düşürmeye çalışıyorsun'' diyenler oldu, oysa ben öküzdüm resmime bakıp ağıma düşen de bi inek olurdu ya da eşcinsel bi öküz. Ben bi inek ya da öküzle yapamam tarzım değil kusuruma bakmayın.
Sonra ben bi öküzdüm, aha da itiraf ettim...
cem ben, yok pardon öküzüm ben :)))
Sonra ben bi öküzdüm. Fotoğrafımı ekleyip ''hayvan gibi yakışıklıyım'' bile dedim anlayın beni diye. İşte o hayvan öküzdü, ben yine kimseye derdimi anlatamadım, üstelik ''neden resmini ekliyorsun, neyin peşindesin, ağını kurdun da insanları yahşi cazibeni kullanarak ağına mı düşürmeye çalışıyorsun'' diyenler oldu, oysa ben öküzdüm resmime bakıp ağıma düşen de bi inek olurdu ya da eşcinsel bi öküz. Ben bi inek ya da öküzle yapamam tarzım değil kusuruma bakmayın.
Sonra ben bi öküzdüm, aha da itiraf ettim...
cem ben, yok pardon öküzüm ben :)))
2 Mart 2013
SONRA
...sonra, aynanın karşısında yüz çizgilerimi izlerken buldum kendimi.....
cem ben, bugün biraz daha yaşlı düne göre
1 Mart 2013
CUMA ve SONRASI
Saçlarını rüzgâr uçuruyormuş, cuma sonrası tarihin içinde dolaşırken. Kiliseden bozma, bir çok imparatorluk ve en son Osmanlı' dan kalma ibadethane. Denize nazır, martı seslerine karışmış, ve bankın hemen arkasındaki vs. İşte tam böyle zamanlarda; arkanda ibadethane, karşında dünyanın en şahanesi varken, sen susarken, "dünya geçici" diyemezken, o güzelliklere kanmışken, ve susamışken suskunluğa...
Saçlarımı rüzgâr uçurmuş cuma sonrası. Masmavi denize ve güneşe inat kulaklarım üşür soğuktan. İnadına yürürüm rüzgâra karşı ve bilirim; ne bu yürüyüşün, ne de üstüne kurulan cümlelerin bi yere varmayacağını. Yi ne de, inadına ve rüzgara karşı savururum söyleyeceklerimi.
Şehirlerrr, alt alta yazılmış isimleri, alfabetik sırası yok ve mecalim yok artık aynı şehirden medet ummaya.
cem ben, her şeye rağmen bugün cuma.
Saçlarımı rüzgâr uçurmuş cuma sonrası. Masmavi denize ve güneşe inat kulaklarım üşür soğuktan. İnadına yürürüm rüzgâra karşı ve bilirim; ne bu yürüyüşün, ne de üstüne kurulan cümlelerin bi yere varmayacağını. Yi ne de, inadına ve rüzgara karşı savururum söyleyeceklerimi.
Şehirlerrr, alt alta yazılmış isimleri, alfabetik sırası yok ve mecalim yok artık aynı şehirden medet ummaya.
cem ben, her şeye rağmen bugün cuma.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)