12 Aralık 2012

BİZ DURMADAN ....

Abe alasın şu güzel kıza bi gül (ŞU yazıdan esinlenilmiştir, esin esin hemi de :))

Vallahi o başlığın yazının devamıyla alakası yok, hatta yazının devamı var mı varsa devamında ne var onu da bilmiyorum ağbey. :)) "Günlerden çarşamba" diyebilirim mesela. Kemal sunal' ın bi filminde, günlere bahaneler bulup, adamcağıza vermeyen kızcağız gibi.. elini evladım, elini vermeyen :))  Ki kendileri çarşambayı çarşafa dolayarak mevzuya çözüm bulmuş ve günü kurtarmıştı. Ahhh eski zamanlar, ki bu ahh ile başlayan bütün cümleleri şahane acılı yazılara çevirebilen potansiyelim de mevcuttur bilirsiniz, ama yapmayacağım, o ahhhh' ın gazına gelmeyeceğim, gelen amerikan futbol topu olsun. Peşinde bi dolu goril gibi herif, hatta bazen üstünde...

Çaktırmadan +18' lik bir yazı olmuyor bu değil mi? 

Gayet nesnel, kinayeye hafif dokunarak yazıyorum ve edepli sonuçlar çıksın diye uğraşıyorum ama... Bugün aklım bi direk etrafında striptiz yapıyor olabilir, öyle bi durum var gibi. E haliyle aklımdan çıkan her bi kıyafet kelimelerime yansıyor ya da yansıyabilir. Ben çözemedim yansıyor muuu, yansımıyor muuu...

Allahımmmm, bana bugün neler oluyor. Sabahın bi körü, hala Zerrin Özer' in avaz avaz bağırdığı arabadan son anda kontağı kapatıp inen ve martı sesleriyle kendine gelen bi aklın kelimelere yansıması mı bu? yok yahu, uyandığımda direk inşaası tamamlanmış, aklım pazen pijamasıyla hafiften direğin etrafında dönmeye başlamıştı bile. İlginç...

Yalnız o martı olayını ve sabah manzarasını biraz daha açmak isterim, hatta fotoğraflamak isterim, pardon o fotoğrafı buraya eklemek isterim ama cıksss, instagram takipçilerime öncelik tanıyacağım, sizi ikinci plana attım(şaka şaka, severim sizleri :))). Ha onu diyordum, denizin ortasında küçük bi dağcık ve üstünde bi dolu martı düşünün. Etrafta lacivert bulutlar ve denizin bi kısmına yansıyan gün ışığı...Tam güneş ışığı değil, bi parlaklık sadece veeee martı seslerii.... vuhuuuuuu  ...  


Bir de, insan her şeye rağmen yaşıyor biliyor musunuz?
Bütün yalnızlığına, bedbaht saydığı hayata, kahrettiği her şeye rağmen yaşıyor. Bu güzel gibi (mi?)..

cem ben, az kaldı 35' inden gün almasına, alakasızzz

11 Aralık 2012

GİBİ

Şehrin üstünde siyah bi bulut,
yağmur
rüzgar
gürültü...

Bi uykusuzluk hali; can gitmiş gibi canan susmuş gibi..
Geceden kalma, ince bi ruh gibi
aşk gibi
aşık gibi

Şehrin üstünde siyah bi bulut,
şehir yok gibi
şehirsiz gibi...

karanlık gibi,
kara kış gibi,
kara deniz gibi;
sesim...


cem

10 Aralık 2012

KAKTÜS ÇİÇEĞİM BENİM

Şimdi boşa aldım hayatı, yol verin frenlerim de tutmuyor. Baş aşağı, kıç aşağı kol aşağı velhasıl teker gibi yuvarlana yuvarlana iniyoruuuuuuuuummmmmm;
düzlüğe, 
dinginliği,
kargaşaya,
karmaşaya....

Gözlerimde sonradan eklenen siyah bir bandaj, gazetelerde ayıp işler yapanlara çekilenlerden, de benim ayıbım başka. Boşalan fren, boştaki araba, teker, yuvarlak, toooooooooooopppp, futboll, ki hiç sevmem...

Kaktüsüm kurudu ve artık yeni bi kaktüs çiçeğim var, ki çiçeği sahte, bana da bu yaraşır gibi. Bir de sıfır araba kampanyalarından haberim var, o kadar...

Hayatın size sunduklarını sıfır araba kampanyalarında harcayacak kadar bedbaht, biçare, şuursuz musun kuzum?
-evet

Ayrıca hayat bana sunduklarını rulo yapıp cebine soksun, zamanla güzel olduğunu bile fark edecektir bu durumun, demedi demesin, hayat tecrübesi....
hayat yani, o biiirrrr s..t.k...
stok o, hayat yani stoklar toplamı babında :))

Sabahtan beri bi şarkı arıyorum güne yaraşır. Gün mü;  
gün batımını fotoğrafladığının ertesi günü kanepeye yapışıp kalmış bir bedenin olabildiği ruh halindeyim. Sadece çay içtim kahvaltı sonrası, kahve içmedim misal. 

Bu cümlelerin içini biraz daha boşaltmalıyım, hala ucuz ve saçma anlamlar taşıyorlar bünyelerinde. Evet evet anlamsız cümlelerim olmalı benim. Bir de köpek alsam şu küçüklerinden, gece çok havlar mı acaba? Neyse bizim bazı komşulardan daha az rahatsız edeceğine eminim :))

manevi anlamda kendine bakamayan bi zavallının bi köpeğe bakabilmesi olası mıdır?
-hayır.

o zaman cem ben, günlerden de güz mevsim de sepya vs. Buldum mu şarkıyı acaba?

9 Aralık 2012

AŞK OLMADAN HİÇ Mİ?..

Hepsi üstüste yığılıyor, hepsi hayatımdan geçip aynı yerde yığılıp kalıyorlar, üstüste ve yeni bir hayal oluşturuyor bedenini;
ki şekilsiz, 
ki imkansız,
ki karışık...

Yol geçen hanına dönmeden bu beden ya da dönmeyecek bu beden ya da hiç olmadı, aşk olmadan ötesi hiç olmadı, aşk olmadan ötesi olmadı
 MI?

SONRASI 
pardon küçük harfle
sonrası
....
..
.

Bi saçmalık denizi varmış gönlümün ortasında, 
pardon yanılmış(ım) aklımdaymış o deniz
parmak ucumda
kulak mememde
sol göğüs ucumda
diz kapağımda
ya da
ayıp bi uzvuma saklanmış saçmalığım.
tüm vücudu etkileyen bademcik iltihabı gibi..
tam da öyle gibi

Hepsi hayatımdan geçip, aynı uçurumda üstüste yığılıp kalıyorlar da;
aşk olmadan hiç mi?..

cem ben, saçmalığı bünyesinde olağanlaştıran adam

7 Aralık 2012

SİYAH ÖNLÜK

Benim siyah bir önlüğüm var. 
Sivil kıyafetim bu; siyah bi önlük .... 
Okullarda serbestmiş kıyafet, 
benim hala siyah bi önlüğüm var, yakasız...


cem

6 Aralık 2012

HOOOOĞUUUUFFFFF

Kısık ve titrek sesle, biraz da kekeleyerek;
"Güüü nayy dınnnn"  
Akşam oynanan futbol maçından bihaber, malum bi şarkı eşliğinde ve küfrederek, ve 
" güü naaayy dıııınnnn"

Gürültü var bütün mekanlarda; gök gürültüsü (mü?)
yağmur (mu) o (?)  
yalnız ( mı ) o (?) 
yalnızlığın sesi (mi) o (?)

hiişşş, parantez dışına al beni
ya da
yok ol, hiç ol, defol(u) dünya.
................
........................

Bak yine, parmaklarını hissetmiyor(muş) yoldan geçen bi adam. Klavye bulup rastgele yazası varmış yine. Bana diyor, nedense?

hooooğuuuuffffffff. ve benzeri bıkkınlık sesleri çıkartabilmeli yazılar. 

Emre Aydın' da dinlenir bütün ergen hayranlarına rağmen. Ki ergen söylemi ne kadar iticidir, bilirsin de dönemin şuursuzluğundan kaynaklı bu ötekileştirme. Aklı ve mantığı oturmadan, rastgele ve bilinçsiz bi hayranlık. Sahneye acayip şeyler fırlatan ve şuursuzca ağlayan ve korumaların kollarında bayılan vs. 

ve;
şu "ve" bağlacını defedin hayatımdan, alınmasın diye söyleyemiyorum ben kendisine, defol git der misiniz bi zahmet.

Perşembe perişanlıkmış....

cem ben, hooooğuuufffff lamak istiyorum

5 Aralık 2012

YAZIYOR YAZIYOR ÇARŞAMBANIN ÖLÜMÜNÜ YAZIYOR

Fırtınalı bi havada, tek ayağımın üzerinde, kollarım iki yana açılmış ve hafif çapraz bi pozisyonda cümleler kuruyorum diye düşün. Hadi biraz da soğuk olsun, hatta çok soğuk olsun ve dişlerim birbirine vursun. Rüzgarın sesinden ve durumumdan benim söylemeye çalıştığımı ne sen anla ne de ben anlayım. Uzun lafın sopası; müsaadenizle saçmalayayım :)

feed    popular    my photos.. bızzttt

Karadeniz coştu mevsim itibariyle, dalgasına yandığım denizin dalgalı halini fotoğraflayabilmek adına sabahın bi körü, üstelik bu rüzgarda deniz kenarına attım kendimi. Deniz kenarı deyince bi plaj gelmesin aklınıza, bildiğin dağlık kayalık bir yer. Yarabbii.....

Ya kime ne bundan, benden. Bu = ben hatta. BU' laştırmalıyım kendimi,. "BU' laşıp hayata bulaşmalıyım" ı yazmış olsam tamamen uysun diye yazmış olurdum, ama yazmadım, siz de okumadınız. varsa okuyan bir adım öne çıksın...

Dudaklarımı yediğimi söylemiş miydim ben size?
peki ya evcil acılarımla dünyaevine girdiğimi ya da evcil acılarımın bana ........   öhöm öhöm...

Biri Çarşambanın ayağına bi ağırlık takıp çarşafa dolayıp dalgalı bi denize, yok okyanusa bıraksa ne büyük sevap işler. Salı ve perşembe de yan komşumuz göçtü gitti diye efkara gark edip, kendilerini intihar ederler. Böylece bi pazartesimiz kalır bi cumamız. İki günde iki yatardık, ne güzel...:))

Du bakalım 21 Aralığa sıkıştırırız onu da :))

Şarkı dinleyin, ben şarkı söylemeye başlamadan herhangi bi şarkı bulup play tuşuna basın, pişman olursunuz.

cem ben, bulaşık adam

4 Aralık 2012

SOYUT SARHOŞ

Otururum hayatın karşısına
bir iki kelam alırım parmak ucuma
ve sağa sola yalpalayarak yazarım, yal  pa la ya rakkk...

Şiirler geçer sarhoş dünyamdan, vesilesi belli Cemal Süreya şiirleri okurum ve tek "y" kullanan şairseverlere şükranlarımı sunarım hayallerimde.

ve şairin;

Durakta üç kişi:
adam, kadın ve çocuk...  diye devam eden fotoğrafını düşürürüm hayallerime, de nafile...

Yarı alkolik, tam sarhoş dilimle, yalpalayarak ya da heceleyerek ya da saçmalayarak yazarım kalbimdekileri.

Karanlığım var, saklı güneşim var, sevişilesi ayışığım var, hayallerim bile var
ve bilen bilir bütün hayallerimi becermek istiyorum
becerip adam gibi hayallerle, önsevişmeli, hatta süresi uzun...

Tökezleyerek düşürüyorum bütün anılarımı karanlık bi kaldırımda,
bedenimde sinsi bi duygu
bedenimde sinsi bi duygu
bedenimde sinsi bi korkaklık belki

yarı sarhoş ve şaşı gözlerle Cemal Süreya şiirleri okuyorum önce, başucu şairime ayıp olmasın diye Orhan Veli peşi sıra. Sabahın bi körü, bütün şairlere....
ve;

Adam hüzünlü
....
Kadın güzel
...
çocuk.../cemal süreya - fotoğraf şiirinden alıntıdır. 

cem ben, soyut sarhoş. 

3 Aralık 2012

YENİ Bİ...

Şimdi ben bi şehir çiziyorum. Kuşbakışı önce, karayolları haritası gibi ya da coğrafi bir başka harita. Sonra yere inip caddelerini, sokaklarını çiziyorum 3 boyutlu, ışıklı dükkanlar büyük alışveriş merkezleri konduruyorum yerli yerine. İnsanlar çiziyorum yere bakan, hızla yürüyen, karşıya bakan ama birbirine hiç bakmayan bakamayan. Altyapısını yapıyorum, elektrik, internet ve diğer bağlantı kablolarını çekiyorum ve aşkı sıkıştırıyorum internet kablolarının içine.

Ve evimi bitirip, bilgisayarımı çizip karşısına geçiyorum...

Şimdi bi şehir kurup içine koyuyorum kendimi, kablolarda arıyorum....
Bilirsin, bilir misin?
...............

Bak rastgele harfler dönüyor etrafımda. Klavyeyi parçalarcasına saçmalamak geçiyor içimden.
ve...
Ben bağlaçları çok severim misal. Söylemişimdir....

Anlamsız cümleler lazım bana, dünya üzerindeki dillerden arınmış saf, anlamsız ya da anlamın en derininde anlaşılmaz cümleler lazım bana. Bana benim dahi anlayamayacağım cümleler, hayatlar, kadınlar, erkekler, hayvanlar, çiçekler, böcekler lazım. Soyut bi şehir lazım bana, soyut bi hayat lazım bana..
Bana.........
kahrolası
....

Yeni bi şiir,
yeni bi öykü
yeni bi hayat
yeni bi....

İsyan gibi değil, boyun eğer gibi değil....

Beni anlamayın, gerçekten bir müddet anlaşılmaz olayım. 

cem

1 Aralık 2012

BU SEFER DE ANLAMAYIN BENİ

O zamanını kaybetmiş..
O zamanını, bi çıkmaz sokakta, bi çocuk parkında ya da kelimesiz bi cümlede...
O zamanını; süresiz rüyaların, soyut kahkahaların, somut kaldırımların kıyısında, ortasında, gülüşünde...
kaybetmiş

yeni resminde
martı sesinde
ve
..

Biraz kapatsak pencereyi
camları karartsak
insanları sustursak
ya da
...
.
ya da
Kıçımızı kaldırıp
hayatla barışsak
sarılsak, öpsek ve dahi sevişip çoluk çocuğa karışsak

ve
bi güzel kadın
ya da bi erkek bedeni
çıplak 
ve azgın bir hayalde;
hayat

ve ilahi bi takipmiş vicdan
sezen diyor.

cem ben, bu sefer de anlamayın beni