14 Kasım 2012

KAHKAHAYLA GÜL BANA

Şimdi arkadaş geç otur şöyle, mühim mevzulardan söz edeceğim. Bi kere kilo aldığıma dair söylemler doğru olabilir, lakin artık bedenimle değil zekamla anılmak istiyorum. Biraz göbek yaptım hepsi o, ayva göbeği. Sonra kendime olan güvenim öyle geri geldi ki 20' li yaşlarım halt yemiş yanımda, hala taş gibiyim maşallah ( evet evet zekamla anılmak istiyorum :)). 20' liklere taş çıkartmamın yanında, yemeyip yanımda yatasım var, düşün nasıl imkansızı istiyorum her zaman.

Yahu muallayı sandala atııııppppp.... Söyleeeeetmeee hikaaayesiii...

Nerde kalmıştık;

Efenim lacivert takım elbise, lacivert çorap, lacivert boxer, lacivert-mavi kravat, mavimsi bi gömlek, kahverengi kemer saat ayakkabı ile kendimi öyle zinde ve yakışıklı hissediyorum ki, Allah seni inandırsın deli gömleği giyer modunda kendime sarılasım var, ki, duruma da ters düşmez yani, gömleğimiz eksik o kadar. Gömlek deyince, evet hala small ve slim fit gömlek giyiyorum, fit vücudumda gömleğin bel kısmı her daim bol kalıyor. nasıl ince bi belim var düşün, öyle "göbek yaptın, kilo aldın" deme bana...

Açık ve şekersiz olsun canım... şöyle bırakabilirsin, masa kirlenmesin...

Ve sabahları 1 ya da 2 dilim ekmek yediğim doğrudur, ha bir de muz evet muz kahvaltı sonrası.

Bak bu instagram denen yer var ya, orda garip şeyler oluyor ben sana diyeyim, sonra demedi deme. Ben bile yarı çıplak fotomu koyup kaldırdım, nasıl bi beğenilme arzusu, nasıl bi akıl tutulmasıysa artık. Manzara fotoğraflarıyla başladığım maceram neredeyse kendimi sergilediğim bir hale dönüştü ki acil şifalar diliyorum kendime ve o rüzgara kapılanlara. İnsan evladı beğenilmekten nasıl bir haz alıyor Allahımmm....

Canım bana canım deme, canını yerim bak canım, ağzına sumsuğu indirir, yüzünü gözünü pazartesiye çeviririm de bütün çalışanlar senden nefret eder canım.

bak bana "canım" deme dedim canım :))

Öğlenleri ekmek yemem, akşamları da yemem, günde 3 fincen yakops ( 3 in 1 ), 6-7 bardak ( küçük ) şekersiz çay. Ve bol bol su. Fit ve diri vücudumu bu şekilde koruyorum ha bir de günlük sporlarım var :))

cem ben, kahkahayla gülün bana, parmakla göstere göstere :))

(Fotoğraf yazıdan birkaç saat sonra eklenmiştir.  Kınayacaksanız beni buna mecbur edenleri kınayın.10-15 gün önce çekilmiştir ayrıca. :))

13 Kasım 2012

Eve gelip hayalerimle seviştim, üremesinler diye doğum kontrol önlemlerini aldım, duş sonrası kendimi nemlendirdim ve sodamı içiyorum. Ve gün itibariyle hayatıma kalbim kadar temiz bir sayfa açayım diyorum. Kaldı ki bu bi başlık değil, içimden geldi...

Kalbini sırtındaki çantada taşıyan bir kadını gösterdi biraz önce haberler, tam da ''kahrolası dünya'' diyordum kendi adıma. Şimdi rahatça tüm insanlık adına konuşabilirim; kahrolası dünya.

cem ben, yazının özünü başlığa sıkıştırdım aslında.

12 Kasım 2012

O TEBESSÜME ALDANMAMALI

Dalgaları dövüyor kıyıdaki kayaları ve yüzüme vuruyor gerçeği rüzgar;  
bitti.
Sesimi ve hatta nefesimi içimde bırakıyor zaman, üşüyorum, titriyorum
ve yalnız
ve sensiz
ve zamansız

Dalgalar dövüyor düşüncelerimi
akıl yolumun kaldırımlarını parçalıyor göstericiler
ve sokak lambalarını taşlıyorlar
ve kırıyorlar
ve karanlıkta bırakıyorlar hayallerimi.

Huzursuzum, mutsuzum. Bi poz vermelik tebessümlerde kilitlenip kalıyor mutluluğum. Ben söylemekten, birileri dinlemekten sıkıldı belli, de hayat yakamı bırakmıyor. Neresinden başlasam aynı çıkmazda buluyorum kendimi. Nasıl da fena "çaresizlik" hissi. Belki de bilirsin...

Bu sabah Karadeniz kızgın, dalgalı ve saldırgan. 
Bir de yağmur bulutları örtmüş hayallerini, hayallerimi... 
Sezen çalmıyor gelme üstüme, BU blogtaki ŞU şarkı çalıyor, sanırım dördüncü tekrar. Ve gün anıyla şanıyla tam bir pazartesi; bedbaht, yalnız...

Yazacak ve söyleyecek onca şey varken susmak, anlaşılmaz cümleler kurmaya çalışmak da bi pazartesi kadar iç acıtıyor biliyor musun? 
ki çok belli, umurunda değil....

cem ben, o tebessüme aldanmamalı.

11 Kasım 2012

GÜLÜMSEYEREK FOTOĞRAFLAR ÇEKTİRDİM

.....

Sonra gülümseyerek fotoğraflar çektirdim bugün. Olağandır Sezen dinledim önce, ve cem karaca, ve ayşenur kolivar, ve murat yılmazyıldırım, ve sezen... Yine aynı marka sütlü kahve içtim, diğerlerini sevmem bilirsin. Ve Sezen dinlemem kadar olağandır yine seni düşündüm.

Gülümseyerek fotoğraflar çektirdim bugün. Denizi ve bulutları izledim uzun uzun. Fotoğraflar çektim, martılara el salladım, poz verdiler ama yetişemedim. Ben hep...

Yeni cümleler kurdum bugün. Sezen söyledi,  ben sana dair yeni cümleler kurdum bugün.... cem...

9 Kasım 2012

ALT DUDAĞINDAN ÖPTÜM CUMAYI

Alt dudağını ısırdığımın cuması hoşgeldin :)

Bak o deniz nabıl* mavi. Sanki o gökyüzünün mavisini yemiş yutmuş şahane bir manzara olarak karşıma çıkmış. Hani "bugün cuma, ışıl ışıl olmalıyız" diye denizle gökyüzü anlaşmış sanırsın. E durmadım fotoğrafladım, görmek istersen bakacaksın, nereye bakacağını bileceksin. ben her zaman hatırlatamam. Pardon ama benim önceliklerim, efkarlarım, kendimeküsmelerim, hayataküsmelerim, hopoturuphopkalkamamalarım, onlarımbunlarımşunlarım var, insaf lütfen ama. Ben kim için yazıyorum buraya söyle kim için, senin için tabi. Lütfen sen de biraz fedakar ol ve yazdıklarımı takip et, yoksa bu iş böyle yürümez, basar giderim hayata küsersin :))

ŞU şarkı takıldı bugün aklıma da dilime intikal edemedi, izin vermedim. Çünkü efkarlı bi cuma olsun istemiyorum da bakalım nereye kadar kaçarım (ŞU' yu tıklasaydın hangi şarkı olduğu konusunda oluşan soru işaretlerinden kurtulmuştun, hatta soru işareti bile olmamıştı.Büyük harfle yazdım, kalınlaştırdım ama ya, bu kadar ilgisizlik olmaz, önemsemelisin beni :))

Sonra hüznümüz hala mevcut çok şükür, bir de cebelleşmekteyim hala efkarımla. Çok katlı bi binanın terasında dövüşen iyi adam ve kötü adamı resmet aklında. Hani kötü adam iyi adamı binadan ha attı ha atacak ya, efkarımla mutluluğum arasındaki dövüş tam  o aşamada. Mutluluğum teras duvarında sallanıyor, ama sonunda iyilerin kazanacağı umudumuz ve son bi hamleyle kötü adamı binadan atan iyi adam filmlerine olan inancımızla ayaktayız çok şükür.

Neticede Dostoyevski içinde bulunduğu durumu tam anlatamayan Rusçaya çemkiriyor ya, o işin aslı tüm diller için geçerli bence. Ne yazarsak yazalım bi yere kadar anlaşılıyoruz. Düşün bi kadını 8 sayfada anlatan rus yazarlar bile şikayetçiyken durumdan, insanları kaşlı gözlü döşü kıllı şeklinde tanımlayan bizler ne yapalım, kime meramımızı anlatalım vs.

O zaman Cumanın hatrına bana iyi dileklerinizi yollayınız efem ve şefkat göstermek isteyen çekinmesin. Abla, kardeş, abi vs. Her türlü şefkate açığız :)

*yavrum mal mısın, "nabıl" değil "nasıl" olmasın sakın o. sensin mal, sensin, sensin, sensin ( bu da kendimle olan kavgam :))

cem ben, alt dudak mağduru ki öpmemiş bariz ısırmışım yav :)

8 Kasım 2012

TÜM GİDENLER İÇİN GELSİN

"Şimdi sırada Sezen Aksu' dan Gidiyorum şarkısı var, tüm gidenler için olsun." diyen bir radyo sunucusu kadar sığ, boş ve hatta gevrek olmak, hayatı algılayamamak, insanları anlayamamak istiyorum (Hayatı algılayamamanın ve insanları anlayamamanın o radyo sunucusuyla alakası yok, lütfen virgülleri yerli yerinde kullanalım okurken. )
PARANTEZ DIŞI(bir üstteki parantez içinin açıklamasıdır) Sonra yazmadığım şeyleri yazmışım gibi bir şey çıkıyor ortaya. Bi alt yazıda ben diyorum "mersin" adam diyor "tersin mi?". PARANTEZ DIŞI

Dün her zaman olduğu gibi Sezen Aksu çalıyordu; aşk için ölmeli aşk o zaman aşk...

Düşün işte böyle aşkların mevcudiyetini. Anladım ki ben boşuna debeleniyorum bu hayatta. Aşk ya da aşkı için ölmeyi göze alabilecek insan kaldı mı bu zamanda?

Aslında kafamda cümleler uçuşuyor, hani toplasan bi anlam da çıkar fakat kim neresinden tutar, kim üstüne alınır, şu beni yanlış anlar mı, yanlış anlayıp canımı yakar mı vs iç seslerinden ve otokontrolünden sıkıldım, o yüzden "ne şiş yansın ne kebap" edasıyla karalıyorum şuan bir şeyler. Velhasıl yalnızım dostum, dostlarım. Günlük ilişkiler hala bana göre değil kaldı ki yaşlanıyorum ve insanları tanımaya çalışmak ya da anlamaya... yorucu. Belki de en güzeli yalnız ölmek, ne dersin...

Perşembe lakin gönlüm cumadan yana. Sonra alkol almama engel evcil ilaçlarım var :) Belki cumartesi de anlamını yitiriyordur zamala.

Durmadan kopan internet bağlantım, sakin ve yağmurlu perşembe, mis gibi bi deniz, bu soğuk havada dahi sürekli yanan bir beden ( hişşşş, tebessümünü gördüm, mevzu o değil :)), kan ter içinde uyandığım geceler ve sezen aksu...  Bildiğiniz gibi devam ediyor karadenizde hayat...

cem ben, o kadar...

7 Kasım 2012

MECZUP YA DA YOSMA

Yoksa ve sır olduysa aşık
Ve bir meczup ya da zıttı bir yosma gibi sokak aralarına saklandıysa
Unuttuysa üç günde, üç ayda ya da üç yılda tenini
Yeni ve hissiz tenlerde bulduysa bedenini
....

boşver

Acı bu zamanlarda çalmaz kapıyı, az bekle. Onlar kolunu çok sever, belini çok sever, dudaklarını çok sever ama... Sevişme sonrası göğsüne yaslanamıyorsa ya da bi sabah kahvaltısında paylaşamıyorsan ekmeğini ve dahi sabah kahvaltısı bile yoksa ortada. Uyandığında üstüne sinen ten kokusu mideni bulandırıyorsa...

Anladın mı?

Pardon, anlamazsın az bekle, sabah kahvaltısızlığını bekle... Aşk için ya da senin için ağlamayan güzel bir bedenin hayatına ne anlam katabileceğini bi düşün, bi anlam katabilecek mi onu da düşün ya da unut gitsin ( TIK )... 

Ki çok zor, bi sabah aşkla öpemediğin biriyle uyanmak.

Düşün ki ben Nilüfer' i sevmem hiç ve yalnızlığın çaresini bulmuşlar.

cem ben, meczup olmadığı kesin

2 Kasım 2012

AHAHA AHA HA AAA

ahahahahahaha aha aaaha  ha ha aaaaaaa  eeee   hımmm

Bak şimdi, içinden geçirdiğin o "ay ne sııığğğ bi giriiişş" söylemini iki dakika tutsan, sana neden bu girişi yaptığımı açıklayacağım oysa. Ön yargılarından arınmalısın beybi ya da.. erkeğe ne denir ki. erkekim mi?  :)

AÇ PARANTEZ Yeni fotoğraflar çektim kendime, farkında değilsin ama hepsinde biraz sen varsın....TAMAM KAPATABİLİRSİN

Ne alaka ya, ben ne anlatıyordum? (parantez içiydi o zaten, alakasını parantez dışında sorgulaman yersiz, laf kalabalığı yapıyorsun)

Ha giriş kısmına dair açıklama yapıyordum. Bu sabah uyandığımda kahkahayla gülerken buldum kendimi. Ortalama beşş saniye sürdü bu durum. İlk bir saniyesini saymazsak kalan üç saniye boyunca kahkahama "neden gülüyorum lan ben" sorgulaması eşlik etti. Son bir saniye ve devamında yüzümde, neden olduğunu bulamadığım neticelenmiş kahkahamdan kalan bi şapşallık, içimden geçen bi tuhaf soru ile kalakaldım. Sonrası garip, gün nasıl başlarsa öyle gidermiş ya, yalan. Daha kahkahadan beş dakika geçmeden başladı efkar. Neyse dışarı çıkıp havayı içime çekince daha iyi hissettim kendimi. 

Ya ne anlatıyorsun bilader ya, ya bi git çay iç kahve iç bir şey yap sabahın bi körü vır vır vır. Zaten o "neden gülüyorum lan ben" cümlesindeki "lan" kelimesiyle liseli kızlardan bi farkın kalmadı, serseri, nalettt, aksiiiiiii..

Cuma bugün ya, nefes borumda nefes alışımı engelleyen, doktorların stres kaynaklı dediği o şey, ortalama bi sıcaklık olmasına karşın sıcaktan sürekli soyunma eylemindeki ben, ve harbiden kıçımdan ayrılmayan efkarım....

cem ben, yine de severim cumaları ha ha ha

1 Kasım 2012

ALDIRMA

Sen bakma bana, ben öyle geçmişten kalan bir şarkı açıp dalarım bazen eskiye.
Kıyamam hayallerime de yarıda keserim senle olan dövüşümü.

Ben özlerim aldırma, çaktırmadan şiirler yazarım tenine nefesimle, kulağına üflerim sevgimi uyurken ya da boynunu öperim usulca rüyamda. Ve sana yazdığım cümleleri alt alta değil de peşpeşe yazarım, ki, şiir olmasın, ki aczimi saklayayım düz yazılarımda.

Sen bakma bi sabah yüzünün aydınlığıyla uyanırım da karadeniz bile avutmaz yüreğimi. Öyle aklıma düşersin sık sık ve hatta aklımdan çıkmazsın ama çaktırmam, alabildiğine dik dururum. Sen aldırma bu benim aklımla olan kavgam.

Sezen çalar yerli yersiz, son albümünün ilk şarkısı başlar en modern haliyle. Aklıma klipte yapılan dans düşer de seni hatırlarım yine nedensiz. En klasik haliyle gözlerim dolar, kimse anlamasın diye zorladıkça burnun yanar ya...

Çaresiz zamanlar kotarırım tekneme, safi yalnızlık ya bu, başka bir şey karıştırmaz hayat payıma ve ben yine ve durmadan yalnızlık kotarırım kendime...

En ruhsuz ve en oynak kelimeleri ararım zihnimde, bulsam bütün vaktimi onlara harcamaya yeminliyken, ve mutsuzken umudumu da kaybederim peşinden.

Ben özlerim, bütün gözler üzerimdeyken özlerim, çaktırmam, sessiz sedasız Sezen eşliğinde...


cem ben

EVET FACEBOOK OLAYI

-ortada bi kıssa varmış da becerip ordan bir hisse çıkartamıyormuş gibiyim. dışlanıcı bir durum...

-modern zamanın pinokyo' suyum, tek farkımız benim burnum acı çektikçe uzuyor. 

-o zaman bi "offff" çekelim, buyrun....

-ilk ergenliğinde serdar ortaç' la tanışmış bi nesiliz biz, zeytin yiyecek göbek arıyorduk ki bulmak imkansız ve haliyle bünyede ruhsal bi eksiklik vuku buldu. hayır beklemeyiniz yahu bizden.

-Aslında franbuazlı pasta güzeldi ama, mutsuzluk hastalığı garsona süslü cümleler kurmama izin vermedi...

-yatangül...

-Sev beni anneni sever gibi...

-Gel bana kahve yap

-Adına yalnızlık diyelim istersen...

-Sistendir ya da yağmurdan; yalnizliktan, gidenlerden, kalanardan, ondan bundan... ama sistendir o yine de...

-uyanınca geçeceği umuduyla yaşıyoruz, yoksa çekilesi değil...

-Belki bi sabah kapı önünde bulurum seni.

-Nasıl söylesem, böyle siyah gibi de daha soyut bir sey işte.

-Eeee bütün varlığın bi kafede kayboldu gitti. şimdi hüznü kime yükleyip küfredeceğiz. Son son s.git desem sana, pardon...

-Kişisel bi bozukluk benimki, takıntı da diyebiliriz. Yoksa beni üzmek senin ne haddine.

-Cumadayım Döneceğim

-Hutbemizin mevzusu mutsuzluk olsa şimdi, şekil olurdu.

-İnsanlarin birbirine güvenmemesi, mutsuzluk, huzursuzluk gibi manevi duygular kıyamet alametiymiş. O zaman boşuna çabalıyoruz mutlu olmak için. Kıyamete engel olacak değiliz ya...

-Siz sezen' den ''geri dön" şarkısını dinleyin, ben bi üşüyüp geliyorum.

.özlemek : Bir kimseyi veya bir şeyi görmeyi, kavuşmayı istemek, göreceği gelmek (tdk)
.özlemek : beynin bir kismini bir objeye ayirma. akildan onu cikaramama, siddetli gorme, dokunma, tatma istegi (ekşi sözlük)
.özlemek : onu 5 dakika koklayabilmek için kıvranmak (itü sözlük )
.özlemek : beklenen gelmeyecekse, tıp biliminin caresini henüz bulamadıgı rahatsızlık (uludağ sözlük )
.özlemek ; 
neydi o deli gibi gidişimiz, 
bembeyaz köpüklerle, açıklara! 
köpükler ki fena kalpli değil, 
köpükler ki dudaklara benzer; 
köpükler ki insanlarla 
zinaları ayıp değil. (o. veli)

Özledin mi? - sezen AKSI ( tık )

cem ben, evet face olayı sadece...