19 Ağustos 2011

...

Açtım mahrem defterini,
pusuya yatmış bekliyorum günah gecelerini.
bak başka zamandayız,
şimdilik sakla hüzün kelimelerini.


acıdan geçtim güzelleştim

14 Ağustos 2011

HAYAT BİR OYUNMUŞŞŞ

Hayat bir oyunmuşşş
hayat (bir) oyunmuş....
öyleymiş işte;
kocamaaaannn  bir oyunmuş hayat
1-2-3 ya da 3-2-1...
önüm, arkam, sağım solum sobe(lendim) yine...

sonra sigara sağlığa zararlıymış
özellikle yemek sonrası,
seks sonrası,
alkol öncesi, sırası, sonrası...

bla bla bla

sıkıldım;
arı vızıldaması,
sinek cızırdaması,
yağmur sonrası asfalt kokusu...

sanal karalamalar,
sanal kahramanlar,
sanal kafiyesini* uyduramadığım bi dolu şey işte.
aynı çizgide gidip gelenin içinden çıkamadığı ruh hali.
kelimelerden de fal tutulurmuş
tutup kelimeleri klavyenin gözzzzüne soktum yine.

sabaha doğru dört
sabaha doğru göt
sabaha doğru her şey
sabaha doğru işte....

hayat bir oyunmuşşşş
dibine vurasım geldi yine....

(*yemişim kafiyesini sahurdan az biraz önce)

acıdan geçtim güzelleştim

13 Ağustos 2011

YAĞMUR

Yağmur ruhuna vuruyor cibilliyetsizlerin
hişşş, dinle;
duyuyor musun?

Peşi sıra geliyor kelimler bak.
gürültüyle; paldır küldür.
Şimdi aldanma sen cumanın masumiyetine,
sadece dinle...
Kör değilse gözlerin gör
ya da sağır olmadıysan henüz dinle...

Ne kadar ayan zamanın ruhuna gizlenen fahişe
ve ne kadar cazibeli
Sadece bir et parçası değil,
tehlikesi ondan daha öte...

Yağmur yüzüne vuruyor cumanın
ve birazdan akar yüzündeki maske
görüyor musun;
her yer nasıl da kan revan içinde.

Bak hemen orda, satılık bi ruh var sahipli beden içinde
hissediyor musun?
ederi yok,
sadece bir kaç kelime...


acıdan geçtim güzelleştim

7 Ağustos 2011

ARABESK

Benim kirimi, senin masumiyetin temizlemez artık.
Yarı çıplak akıllarda yaşıyorum olağan zamanlarımı.
Hep karanlık bir yanım,
hep kendime ihanet...

Şimdi başım ağrıyor ve ciğerimde bir şiş. Çok zamandır yüreğime kaçan şehvet damlasının etkisi bunlar. Durdukça hapsoluyorum karanlığıma, sustukça.............

neyse buyrun, ben arabesk takılıyorum bu akşam;

kamuran akkor-bir ateşe attın beni


acıdan geçtim güzelleştim

6 Ağustos 2011

BİR YER VAR BİLİYORUM

Bedenimin bir suçu yok. Ruhum ya da kaynağını bilmediği bi yer şeytana pusu kurmuş sadece. Yok hayır, bir suikast değil amacım, olsa o anlarda dost olur muyum hiç şeytanla. Akılsa insan denen canlıyı her şeyiyle  yöneten, işte suçlu o. İnsanın hayat karşısındaki acziyeti biter mi hiç, ben oldum buyrun siz zaptedin sefa kanallarını diyecek kadar büyüyebilir mi? Böyle bir dünyada olgunlaşmak ne mümkün! Üstelik yol ayrımlarında, kendi iradesi dahilinde seçtiği yolların hemen hemen hepsinden pişmanlık duyan bir adamım ben ve çok özenirim ''yaşadığım hiçbir şeyden pişman olmadım'' diyenlere. Çoktan seçmeli sınavlarda, cevap anahtarı beni ikna etmese orda dahi pişman olacağım seçtiklerime. Hatta dahası var, benden bağımsız ''olmuş'' larda bile kendine sövüp sayan bir faniyim işte.

Sebebi yok gecenin karanlığının. Böyle işliyor işte sistem. Öyleyse, geceyse saat, uydurmalı aklı geceye. Şimdi bi dolu zaman eki var bünyemde; adı konmuş, ders kitaplarına girmiş zamanlara ilave.Şimdiki zamana atfen di' li geçmiş zamanlarım var misal benim. Kendimi hep uzaktan seyrettiğim için midir bilmem. Öyle bir film şeridi gibi akıp gidiyor her şey gözümde...

Sonra geçmişe dair anılarım hep ''o''. Hiç ''ben'' olamadı ne çare. Utanmasam, kendimi ifade edebileceğimi bilsem; bugün mutsuzumdan çok bugün mutsuzdu diyeceğim gördüklerime. Denesek mi;

Bazen aklı öyle soyut işliyordu ki, elle tutulur hiçbir şeyi kalmıyordu cebinde. Bazen öyle mutsuz bir adamdı ki,   bildiğin kelimeler kifayetsiz kalıyordu gözünde, orhan veli misali işte...

Bir yer var, biliyorum; her şeyi söylemek mümkün (O. Veli-Anlatamıyorum)


acıdan geçtim güzelleştim

RENKSİZ GÖZ KALEMİ OLAN VAR MI?

Evet öyle, en azından yılda bir ay...

O da bakış ya da yok, bu da bakış, açı babında.

Çözemedik bizli sorunları, en azından tekilleştirip, ben e varamadık.

Sonra çok kadındı çoook. İnsanlığından daha kadındı anlayacağın. Bak işte birinden kurtulup, teke düşürebilmişti kendini. Sadece kadındı işte, yok pardon seksi kadındı. sadeceye indirmem tanım sorunundan. Öyle ya insanlığı sadece görselliğinde kalan, seksi bir kadındı...

Evet öyle, hiç olmazsa yılda bir ay. bağlı kalınca aç kalacağı için benle denk düşürülen eşek misali. Bağlamak ve irade farkını yok saymak. Ala...

Hadi bir sigara daha. Teşekkürler canım, kahvemi sade alırım yazılarda. Pratikte türk kahvesi içmem ben. Hatta mükemmel de sevişmem.

Renksiz göz kalemi olan var mı?

Göz pınarlarımı boyayacağım yatmadan önce...


acıdan geçtim güzelleştim

5 Ağustos 2011

ÇEŞİT ÇEŞİT

Saf, mal ya da umursamaz sevgili;

-Hayatım dün akşam ki arkadaş toplantısı sonrası yatacak yer olmadığından bi kızla yatmak zorunda kaldım.
.Olsun canım, ben sana güveniyorum.
-Ama uyandığımızda ikimizde çıplaktık
.Havalar çok sıcak bu ara. iki kişi yatınca daha bunaltıcı olmuştur, normaldir. ben sana güveniyorum.
-eeeeee yoooo o kadar da bunalmadık...:))


Aşırı tutkulu ve kıskanç sevgili;

-Hayatım bu akşam arkadaşlarda toplanıyoruz.
.Hangi arkadaşlarla?
-Ali, Osman, Abdullah, Ayşe ve ben.
.Ayşe kim?
-Bizim yan komşu, Osman' ın da kardeşi.
.sevgilisi var mı?
-Bilmem sormadım.
.Başka kim var, alkol alınacak mı?
-eee bilmem eben de gelebilir....:))


Bu iki model arasında ben kararımı veremedim. İlk şıkta seni iplemiyor mu, fazla mı saf çakamıyorsun, sana olan aşkını sorgulamaya başlıyorsun. İkinci şıkta her an üzerine lanet kusacağı korkusuyla pısıp kalıyorsun. Ve işin aksi ilk modelin karşısında ister istemez sen ikinci modele bürünüyorsun birden.

Yok mudur insan ilişkilerini incelemekten öte, olağan rayına sokup huzurlu, mutlu olmamızın formülünü geliştirebilecek bir düşünür, düşündüğünü uygulatır?

(yan bölümde, ve başlığı altına ''SABİT MİM (tıkla)'' sayfası eklenmiştir. Mim yazmaz imajını düzeltebilmek dileğiyle. Aha da olayı sabite bağladım..:))


acıdan geçtim güzelleştim
.

3 Ağustos 2011

Bİ KIRMIZI GÜLDÜ DÜNYA

Kirini akıttım nehirlere aklımın, 
suyuna cenabetlik bulaştırdım dünyanın. 
Oturup toprağa teyemmüm yaptım,
pisliğinden arınamadım düşüncelerimin.

Kurtulamadı; 
yeni cümleler kurdu, 
azgın ve saldırgan kalbinin seks partilerinde sabahladı gün be gün. 

Bi kırmızı güldü dünya, 
sonra rengi soldu, yaprakları döküldü bir bir.
ve dikenini farketti
batırıp göğsüne kanını akıttı hayatının.,,

Bi kırmızı güldü dünya,
-dü işte, her şey eskide kaldı.
biriktirdiği bütün değerleri
ucuz bi akşam vakti bedavaya sattı...


acıdan geçtim güzelleştim.


28 Temmuz 2011

ACIDAN GEÇTİM PEK GÜZELİM

İnsanın değişik zamanları oluyor tabi. Çok özel saydığı kelimeleri, boncuk gibi yanyana dizip ''aman pek içli, pek bi edebi olmuş'' iç çekişleriyle okuyorda okuyor. Sanki Can Yücel yazdı o da ilk kez okudu. Bu yazılanlar öyle bir düzen ve ruh haliyle yazılmamıştır ya da bundan sonra yazılacak olanlar. Biteviye bir saçmalama isteği var ruhumda (Bu biteviye de Tarkan' dan sonra ne kadar olağan ve sıradanlaştı değil mi?).

İşte değişik zamanları oluyor insanın. Sevgilisinden ayrılıyor, sonra barışıyor sonra yine ayrılıyor bir başkasını buluyor. Her bulduğunu ana rahmine ilk düştüğünde ona biçilen ruh ikizi sanıyor. Sonra kolunda bi ben, boynunda bi kolye kıç üstünde bi kıl dönmesi olmadığını görüp ''aaa bu benim ruh ikizim değilmiş iyi mi!'' deyip yıkılıyor v.s.  Aman ben ruh ikizimi, yol arkadaşımı buldum a dostlar, ağlayan kendine ağlasın..:) çok kere gittik geldik, hadi ordanı çektik birbirimize, baktım olacak gibi değil kolumdaki benin aynısından bi dövme yaptırdım ona, artık seve seve ruh ikizim ( rüyamıydı bu )...

Zeynep diye bir arkadaşım oldu sonra. Aman Allah herkese nasip etsin çok cefakar, içten, samimi. Bir kusuru var sürekli konuşuyor; 100 metere ileriden sola dönmeye hazırlan, 10 metre sonra sola dön, hız sınırını aştın, yeni rotasyon hazırlanıyor. Her seferinde ''tamam zeynebim, tamam gülom'' diyorum, hiç kırmıyorum incitmiyorum onu. Artık seyahatlerim daha eğlenceli ve kalabalık..:)) 

Sonra yeni bloglar keşfediyorum. İlk keşfim küçüğüm daha çok küçüğüm adlı blog oldu. Psikolojik Danışma okuyormuş, aman tam benlik diyerek heveslendim ve fakat ilk yazısından sonra yeni bir yazısını henüz okuyamadım. ''Alın size ilk ve son yazım, adam olana fazla bile'' dercesine yazdı ve çekti gitti blog dünyasından sanırım. ya da ilk yazı ücretsiz, diğerleri belli bir ücrete tabi olacağından belli bi kitlenin dikkatini çekmeyi bekliyor. Malum psikoloji işi ağır iş, bedava olmaz ki yapan da yok zaten. Parası neyse öderiz bilader, yazsana iki satır daha, sayende dünyayı yeniden yorumlamayı düşünüyorum.

Olmuyor olmuyor, istediğim kadar saçmalayamıyorum. Oysa içimden çağlayanlar fışkırıyor, her bir damlasında ayrı bir saçmalıyorum ama kelama dönüşmüyor. Direkt buraya kussam algılanabilir miyim acaba!

Türkiye' de Bartın diye bir il var biliyor musunuz?  
haymatlos : vatansız
nümayiş    : gösteri.  

Bunlarda ekşi sözlük özentisi bedenimin, ekşi ekşi yansımalarıdır ya da bloğa entel bir hava katma çabam, bilemedim doğrusu (Oysa ben uludağ sözlüğü tercih ederdim). 

Sezen dinleyin canlar, ben gibi usanmadan, sıkılmadan unuttun mu beni? adlı şarkısını dinleyin, klibinde gitar çalan kadına hasta olun, sevin onu. Sezen zaten Sezen işte.

Bartın diye bir il var biliyor musunuz?


acıdan geçtim güzelleştim

24 Temmuz 2011

SÜRGÜN HER YERDE HEP YALNIZDIR


İnsan olmasa belki de yalnızlık olmazdı değil mi?

(SÜRGÜN=İNSAN+YALNIZLIK ve İNSAN = YALNIZLIK)

Böyle bi soruyla yüzleştim bugün. Pazara olan mesafemi, dünden-önceki günden kalan kinimi hatırlamadan başladım güne. Şimdi bi mecnun hali var üzerimde; kahreden değil hüzünlü, küfreden değil suskun bi durum. Büyük ya da küçük fark etmez, olağanın dışında ve beklemediğim zaman ve konularda karşılaştığım durumlar sonrası böyle olurum ben. Kendimi tanıyamadığımı düşünürüm ve ''yine'' tanıtamadığımı.  Ve yalnızlaşırım ya da kendimi yalnızlaştırırım...

''Afaki söylemlerle yaşamak istiyorum'' diyebilirim belki, ''İnsan olmasa ne ala lay lay'' diyebilirim belki ya da susabilirim belki.

Velhasıl, enikonu pazar bugün. Pazarın etkisinden daha sakin ama daha efkarlı bi zaman....

Fırtınada ak ayazda, sürgün her yerde hep yalnızdır.

Ne kadar manalı...


acıdan geçtim güzelleştim